KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/22119 E., 2023/12952 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/203 E., 2020/517 K.
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Avukat ... 2. Ergünler Yol Yapı İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.
DAVA TARİHİ : 01.04.2014
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasındaki kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.04.2012 tarihinde müvekkili şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın seyir halindeyken ön kısımları ile gerekli uyarı ve işaretleme yapılmadan orta refüj çalışması için sol şerit üzerine dökülmüş bulunan kum yığınına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilince toplam 23.250,00 TL hasar bedeli ödendiğini, aracın sovtaj bedeli olan 12.322,50 TL düşüldükten sonra bakiye 10.927,50 TL'nin tam kusuru nedeniyle davalıdan tahsilini gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.927,50 TL'nin ödeme tarihi olan 31.07.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin ikametgahının bulunduğu yer olan Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kazanın meydana geldiği yerin müvekkili kurum tarafından ortak girişime ihale edildiğini, eser sözleşmesi kapsamında yüklenicinin gerekli tedbirleri almakla ve üçüncü kişilerin uğrayacağı zararlardan sorumlu olacağının hükme bağlandığını, davanın anılan şirketlere ihbarını talep ettiklerini, araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, henüz yapım çalışmaları sonuçlanmadığından bariyerlerin takılmadığını, her türlü ikaz ve işaretlemenin mevcut olduğunu,
aracın pert total kabulü halinde sovtaj bedelinin mahsubu gerektiğini, sovtaj bedelinin araştırılması gerektiğini, sigortalının basit koruyucu tedbirleri almaması nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini, olayda kaçınılmazlık durumunun söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.02.2015 tarihli ve 2014/129 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararıyla davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden davanın usulden reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.02.2016 tarihli ve 2015/11301 Esas, 2016/1450 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş;
davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmış, Mardin 1. İdare Mahkemesinin 13.02.2017 tarihli ve 2016/3016 Esas sayılı kararıyla davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğundan, görevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi üzerine verilen 13.03.2017 tarihli ve 2017/166 Esas, 2017/198 Karar sayılı kararıyla davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna karar verilmesi üzerine, Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/203 Esas sayısını alan davada yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve karar sayısı belirtilen kararı ile;
kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda davalı kurumun kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunun belirlendiği, sigorta eksperi tarafından tanzim edilen rapor ve yargılamada alınan bilirkişi raporunda araçta oluşan hasarın 19.567,59 TL olarak belirlendiği, 4.000,00 TL sovtaj bedelinin mahsubu sonucunda hasar bedelinin 15.200,22 TL olduğu, ancak davacının talebiyle bağlı kalınarak karar verildiği, ödeme tarihiden itibaren yasal faize hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.927,50 TL'nin 31.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur yönünden alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, aynı yerde başka bir kaza olduğunda dair kurum kayıtlarında herhangi bir bilgi bulunmadığını, aynı yerde başkaca kaza olmayışının araç sürücüsünün dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle kazanın meydana geldiğini ispatlar nitelikte olduğunu, davacının kendi menfaati için basit korucucu tedbirleri almaması nedeniyle hükmedilen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hizmet götürülen alanın büyüklüğü ve tehlike unsuru içermesi nedeniyle müvekkili kurumun her alanda önlem almasını beklemenin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bu haliyle olayda kaçınılmazlık hâlinin bulunduğunu, hesap raporunu düzenleyen bilirkişinin konunun uzmanı olmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301 inci (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472) maddesinden kaynaklanan, kasko poliçesine dayalı olarak dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan halefiyete dayanılarak tahsili için açılan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301 inci (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472) maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kaza tespit tutanağı ve kusur raporunda davalının tam kusurlu bulunmasına, kolluğun 20.04.2012 tarihli tutanağından aynı mahalde davaya konu kazadan başka maddi hasarlı iki kazanın daha meydana geldiğinin anlaşılmasına, davalı kurumun yol çalışmasını ihbar olunan ortak girişimi oluşturan şirketlere ihale etmesine,
hükme esas alınan bilirkişi raporunu konusunda uzman olan makine mühendisi bilirkişinin düzenlemesine, dosya kapsamından araç hurdasının davacı sigorta şirketinde kalmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22119, K. 2023/12952, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama