KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/22284 E., 2023/12222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/664 E., 2021/879 K.
- Hüküm/karar
- Ret / Esastan Ret
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
23.12.2011 tarihinde davalılar murisi'in maliki ve sürücüsü olduğu araçla tam kusuruyla yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini, kazaya karışan aracın kaza tarihinde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmadığını, 'in mirasçısı olan eşi ve çocukları tarafından Güvence Hesabına karşı açılan dava ve yapılan başvuru üzerine müvekkili kurumca inceleme başlatıldığını, yapılan inceleme sonucunda Niksar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/339 Esas sayılı dosyada açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini,
davanın ardından alınan aktüer rapora göre in hak sahiplerine 10.09.2019 tarihinde 136.975,00 TL tazminatın ödendiğini, davacının 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi ve ...
Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince kaza tarihinde geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için hak sahiplerine ödeme yapmakla yükümlü olduğunu, davalılar murisinin sebep olduğu zarar nedeniyle rücu haklarının bulunduğunu, bu nedenle Niksar İcra Müdürlüğünün 2019/819 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek davalıların vaki itirazının iptali ile takibin devamına,
alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada müvekkillerinin bir kusuru bulunmadığından sorumlulukları olmadığını, üçüncü şahıs kabul edildiklerinden kendilerine rücu edilemeyeceğini, müteveffanın kusurunun zarar gören üçüncü kişi sıfatıyla mirasçılara yansıtılamayacağını, bu nedenle rücu edilemeyeceğini, davacının önce ödeme yapıp daha sonra geri talep etmesinin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalıların zarar gören üçüncü kişi sıfatına dayanan tazminat talebi nedeniyle desteğin kazadaki kusurunun kendilerine yansıtılamayacağı, desteğin idaresindeki aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığından Güvence Hesabının zarardan sorumlu olduğu, ödeme yapması halinde de davalılara rücu imkanı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece davanın hukuki sebebinin yanlış değerlendirildiği, ... Yönemeliği uyarınca rücu hakkının kullanıldığı, sürücünün eşi ve çocuklarının somut olayda zarar gören üçüncü kişi sıfatıyla tazminat alacaklısı olmakla birlikte aynı zamanda müteveffanın mirasçısı sıfatıyla zarar nedeniyle borçlu olduklarını, araç sürücüsünün tam kusuru ile sebebiyet verdiği zararı mevzuat gereği ödemek durumunda olan davacının, ödediği tazminatı araç sürücüsünün mirasçısı olan davalılara rücu edebileceğini, Yargıtay içtihatlarının bu yönde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalılara zarardan sorumlu olduklarından bahisle kendilerine ödeme yapmama imkanı varken ödemede bulunduğu, yapılan ödemenin daha sonra yersiz olduğunun ileri sürülmesinin dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kaza tarihine göre ödeme yapmaması halinde ödemeyi ferileri ile ödemek durumunda kalacağı, yasal sorumlulara da daha fazla bir bedeli rücu etmek zarureti doğacağı, talebin hukuken yanlış değerlendirildiği, talebin destekten yoksun kalanların sigorta şirketine yönelttiği tazminat talebine ilişkin olmayıp rücuen tazmine yönelik olduğu, ... Yönetmeliğine göre zarardan sorumlu olan kişilere hesaptan yapılan ödeme nedeniyle rücu hakkının kullanılacağı, araç sürücüsünün eşi ve çocukları olan davalıların zarar gören üçüncü kişi sıfatıyla tazminat alacaklısı olmakla birlikte aynı zamanda müteveffanın mirasçısı sıfatıyla borçlu olduklarını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 23.12.2011 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucunda vefat nedeniyle ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tazminine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri.
3. Değerlendirme
5684 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulacağı, anılan Kanun'un 14 üncü maddesine dayalı olarak çıkarılan ... Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde zorunlu sigorta yaptırmayan kişilere, (c) bendinde zarardan sorumlu kişilere hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkının kullanılacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda; davaya konu kazada araç işleteni/sürücüsü 'in eşi ve çocuğu olan davalılar, zarar gören üçüncü kişi sıfatıyla tazminat alacaklısı olmakla birlikte aynı zamanda ölenin mirasçısı sıfatıyla zarar nedeniyle borçludurlar. Dolayısıyla araç sürücüsünün tam kusuru ile sebebiyet verdiği her türlü zararı ödemek durumunda kalan ..., araç sürücüsünün eşine ve çocuklarına ödemek zorunda kaldığı tazminatı araç sürücüsünün mirasçıları olması nedeniyle davalılardan isteyebilecektir. Zararı talep etme ve sorumlu olma hususları ayrı hukuki olgulara dayanmaktadır.
Açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre araç işleteni/sürücüsü olan desteğin asli kusuru ile sebebiyet verdiği zararı ... Yönetmeliği ve mevzuat gereği ödemek durumunda kalan Güvence Hesabının, yine Yönetmelik gereği ödediği tazminatı araç sürücüsünün mirasçısı olan davalılara rücu edebileceği gözetilerek ödeme yapılan tarih itibariyle gerçek zarar miktarı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22284, K. 2023/12222, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama