KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/22627 E., 2023/1297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/660 Değişik İş-2021/809 Karar
- Sayısı
- İHK-2021/25603
- Hüküm/karar
- Davalının İtirazının Kabulüne ve Davanın Reddine
- Sayısı
- K-2021/72148
Karar Metni
1.250 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 29.10.2017 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile davalıya Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan aracın çarpışması ile gerçekleşen kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını, sürekli iş göremezlik ve adli rapor ücreti için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini toplam 100.857 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taksirle yaralanmanın uzlaşma kapsamında olduğunu, başvuru sahibi ve araç sürücüsü arasında imzalanan uzlaştırma tutanağı sebebiyle başvurunun aktif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, rapor ücretinden sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
... yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğunun savcılık soruşturma dosyası ile belirlendiği; dosyada re'sen alınan raporda, davacının maluliyet oranının %5 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 100.257 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 600 TL adli rapor ücreti olmak üzere toplam 100.857,00 TL maddi tazminatın 08.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; Muş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/7249 soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, başvuru sahibi ile araç sahibinin uzlaştığının açıkça yazıldığını bu sebeple öncelikle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uygun düzenlemediğini, başvuru sahibinin emniyet kemeri ve koruyucu malzeme takmadığı için tazminattan indirim yapılması gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 ve %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, rapor ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını ve vekalet ücretinin 1/5 olarak hesaplanması gerektiğini belirterek kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile itiraz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Muş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/7249 soruşturma sayılı dosyasında CMK 253 üncü madde uyarınca uzlaşma yapıldığı ve 07.01.2019 tarihli uzlaşma raporunda davacının "şüpheli bizden özür dilemiştir, oğlum adına ve kendim bu olay nedeniyle hiçbir maddi ve manevi talebimiz de olmadan uzlaşmak istiyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu belirtilerek uzlaşma sebebi ile başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle, davalının itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşma tutanağının geçersiz olduğunu, müvekkili ...'nun reşit olmadığını, teklif formunu ve uzlaştırma raporunu imzalama yetkisi olmadığını, uzlaşma tutanağı velayet hakkına sahip anne ve baba tarafından birlikte imzalanması gerektiğini(TMK 242 gereğince), uzlaşmanın hukuki sonuçları hakkında aydınlatılmadığını ayrıca uzlaşma tutanağının 2918 sayılı KTK'nun 111 inci maddesi gereği müvekkilini bağlamadığını ve uzlaşma tutanağı maddi edim içermediği gibi maddi tazminat davası açmaktan feragat edilmediğini belirterek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve adli rapor gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Davacının, 29.10.2017 tarihinde yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıya sigortalı araç arasında gerçekleşen trafik kazası sonucu yaralandığı dosya kapsamıyla sabittir.
Muş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/7249 sayılı soruşturma dosyasında, savcılık tarafından, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesi kapsamında, uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulmuş, kazadaki yaralanma nedeniyle uzlaşma teklif formuna davacının babasının uzlaşmak istediklerini beyan ettiği ve imzaladığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu belgede CMK'nun 253 üncü maddesi çerçevesinde davacıya uzlaşmayı kabul ya da reddetmenin hukuki sonuçları anlatılmış, teklif formunun (D) bendinin (a) alt bendinde;uzlaşmanın gerekleşmesi durumunda mağdur ya da suçtan zarar görenin her türlü hukuki dava ve takip haklarının sona ermesi karşılığında şüpheli hakkındaki suç soruşturmasının son bulacağının belirtildiği,
davacının kaza tarihinde yaşının küçük olması nedeniyle davacı yerine kanuni temsilcisi olarak babası ...'nun uzlaştırma teklifini kabul etmek suretiyle uzlaşma formunun altını imzaladığı Muş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/7249 sayılı soruşturma dosyasında uzlaşma nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
5271 sayılı CMK'nın 253 üncü maddesinin 4 üncü bendinde; "...Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanuni temsilcisine yapılır....", aynı maddenin 17 nci bendinde "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.", yine aynı maddenin 19 uncu bendinde ise "...Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.
Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmü yer almakta olup, buna göre usulüne uygun uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.
Diğer taraftan 4721 sayılı TMK'nun 336 ncı maddesinin 1 inci bendi "Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar" hükmünü amirdir.
Somut olayda, 29.10.2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında, 02.01.2006 doğumlu olan davacı ...'nun 18 yaşından küçük olduğu, davalı ...Ş. tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusuruyla meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, taksirle yaralama suçundan açılan soruşturma sırasında davacı küçüğün babasıyla yapılan uzlaşma işlemleri sonucu, yine salt babası ...'nun imzasıyla uzlaşma raporu düzenlendiği ve C.Başsavcılığı tarafından bu gerekçeyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ancak suçtan zarar gören küçüğün annesinin uzlaşma görüşmelerinde yer almadığı ve uzlaşma raporunda imzası bulunmadığı, davacı küçüğün evlilik içinde doğduğu, velayetinin anne ve babasına ait olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 336 ncı maddesi gereğince, velayet hakkını babanın tek başına kullanamayacağı ve aynı Kanunun 342 nci maddesi gereğince, anne ve babanın çocuklarını birlikte temsile yetkili olup, temsil yetkisini beraber kullanabileceklerinden, yaşı küçük mağdurun (davacının) kanuni temsilcilerinin tek başına verdikleri beyanlarının hukuki değer taşımayacağı açıktır.
Davacıya ait nüfus kaydı üzerinde yapılan incelemede uzlaşma tarihinde yaşı küçük olan mağdurun babası yanında annesinin de hayatta olduğu ve evliliğin devam ettiği anlaşıldığından, kaza tarihinde reşit olmayan ...'in velayetinin babası ile birlikte annesinde olduğu, dolayısıyla kanuni temsilci olarak annesinin de uzlaşma sürecine dahil edilmesi gerektiği halde dahil edilmediği, davacı küçüğün annesinin baba tarafından tek başına yapılan uzlaşmaya açık ve zımni onayının bulunmadığı, annenin uzlaşma sürecine dahil edilmediği,
bu haliyle uzlaşma sürecinin usulüne uygun olarak yürütülmemiş olması nedeniyle bu hususun dava açmasına engel olmadığından İtiraz Hakem Heyetinin esasa girerek yapacağı yargılama sonucuna göre karar vermesi gerekirken davanın reddine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22627, K. 2023/1297, 7 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama