KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/23092 E., 2022/140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 29/12/2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 23/04/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,01 TL tazminatın davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 80.501,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, dosyadan el çekilmesine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine itirazın kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kabulü ile 80.501,00 TL tazminatın 13/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, cismani zarardan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar.
Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder.
Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.
Somut olayda; davacı ...'ın 13/04/2018 tarihinde alacağını ...'e devrettiği, her ne kadar temlik eden ... ile temlik alan ... 25/03/2021 tarihinde temlik sözleşmesini feshetmişlerse de, hakem heyetine başvuru tarihi olan 06/01/2021 tarihinde temlik sözleşmesinin geçerli olması nedeniyle temlik eden davacı İsmail Tıbık yönünden başvurunun aktif husumet ehliyeti yönünden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23092, K. 2022/140, 11 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama