İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/23911 K.2022/15396

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 22.05.2014 gününde verilen dilekçe ile tasarrufun iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 23.10.2020 günlü kararın istinaf…

Esas2021/23911Karar2022/15396Tarih24 Kasım 2022Okuma5 dk · 966 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/23911 E., 2022/15396 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Kasım 2022
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

966 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 22.05.2014 gününde verilen dilekçe ile tasarrufun iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 23.10.2020 günlü kararın istinaf incelemesinde; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine dair verilen 29.04.2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

KARAR

Davacı vekili. Beykoz Vergi Dairesi mükelleflerinden Tasfiye Halinde ... Hizm. Ltd.

Şti.'nin adresinde bulunamaması ve faaliyetine devam etmemesi nedeniyle 25.03.2013 tarihinde vergi mükellefiyetinin kapatıldığını, adı geçen şirketin 18.04.2014 tarihi itibarıyla 490.554,59 TL vergi aslı, 289.466,28 TL gecikme zammı olmak üzere muhtelif vadeli 780.020,87 TL kesinleşmiş ve haciz varakasına bağlanmış ödenmesi gereken vergi borcu bulunduğunu, adı geçen şirketin, tahakkuk eden vergi borçlarını ödememesi nedeniyle bu borçlardan dolayı şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini ancak kesinleşmiş vergilerin ödenmediğini,

şirket hakkında mal varlığına rastlanmadığından ve şirkete tebliğ edilmiş olan ödeme emirlerine karşılık bu güne kadar mal bildiriminde bulunulmadığından şirket hükmi şahsiyetinden tahsilat yapılamadığını, şirket müdürü davalı ...'nin tebliğ edilen ödeme emirleri gereği borcunu süresinde ödemediğinden ve mal bildiriminde bulunmadığından hakkında haciz kararı alındığını, yapılan araştırmada, mal varlığı bulunmadığından tahsilat yapılamadığını, muvazaalı olarak mal kaçırma niyeti bulunduğundan tasarrufun iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek ... ilçesi ...

Mahallesinde bulunan 2352 ada 119 parsel B Blok 3. Kat 14 nolu bağımsız bölümle ilgili amme borçlusu ... ile diğer davalı ... arasında yapılan satış işleminin, amme alacağının asıl ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar; dava konusu satış işleminin muvazaalı olmadığını ve şirketin vergi borçlarını ödeme maksadıyla taşınmaz satışının yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince; dava dışı Tasfiye Halindeki .. Hiz. Ltd.

Şti.'nin tahakkuk eden vergi borçları nedeniyle borcun haciz varakasına bağlandığı, borcun doğumundan sonra davalı ...'nin dava konusu taşınmazı 06.10.2011 tarih ve 19097 yevmiye ile 1/2 hissesini toplamda 20.000,00 TL bedelle diğer davalı ...'ye sattığı, dava konusu taşınmazın devir tarihinde ise gerçek değerinin yapılan keşif sonrası alınan raporda 120.000,00 TL olarak belirlendiği, taraflar arasındaki bedel ile gerçek bedel arasında fahiş farkın olduğu ve bunun İİK'nun 278/2. maddesi anlamında iptal sebebini oluşturduğu,

yine taşınmazı satın alan ...'nin diğer davalı ...'nin kardeşinin eşi olduğu ve bunun da İİK'nun 278/1. maddesindeki iptal sebebini oluşturduğu, her ne kadar davalı ..., 6183 sayılı yasanın 35. maddesi gereği sermaye oranı ile sorumlu tutulması gerektiğini belirtse de aynı yasanın mükerrer 35. maddesi gereği dava dışı şirketin müdürü olduğundan tüm borçtan şahsi mal varlığı ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin karar verilmiş ve bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince;

davalılar vekilinin, davanın iki kez takipsiz bırakıldığı yönündeki istinaf iddia ve itirazının yerinde görüldüğü gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı sonrası İlk Derece mahkemesince; istinaf kararı doğrutusunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6183 sayılı Kanunun 24. ve devamı maddeleri kapsamında tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesince verilen ilk kararın.

İİK'nın 281/1.maddesi uyarınca, tasarrufun iptali davalarının yargılamalarının, basit yargılama usulüne tabi olduğu, HMK'nın 320/4.maddesi ile "basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır." şeklinde düzenleme getirildiği, bu düzenlemelere göre, tasarrufun iptali davalarının ancak bir kez takipsiz bırakılabileceği, birden fazla takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin zorunlu olduğu,

somut uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesince 06.04.2017 tarihli 12.celsenin 1 nolu ara kararında "Davayı takip eden vekilin sağlık raporu sebebi ile izinli olması ve diğer vekilin de anlık görevlendirilmesi bulunması nedeni ile bu defaya mahsus ve son olmak üzere mazeretin kabulüne, duruşma gün ve saatini UYAP'tan öğrenmesine, bu nedenle duruşmanın 25.04.2017 günü saat 11:55 bırakılmasına karar verildi." şeklinde karar verilmesine karşılık, dosyanın fiziki ve Uyaptan yapılan incelemesinde, davacı vekilinin herhangi bir mazeretinin bulunmadığı ve davalı vekilinin aynı celsede, "davayı takip etmiyorum" şeklinde beyanda bulunulduğu,

sonraki celse olan 25.04.2017 tarihli 13.celsede ise, davacı vekilinin mazeret sunmaması ve davacı vekilinin davayı takip etmemesi nedeniyle taraflarca takip edilmeyen davanın HMK'nın 150/1.maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve akabinde davanın 27.04.2017 tarihli dilekçe ile yenilenmesi üzerine yargılama yapılarak davanın esası hakkında nihai karar verildiği, bu haliyle davalılar vekilinin, davanın iki kez takipsiz bırakıldığı yönündeki istinaf iddia ve itirazının yerinde görüldüğü gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına,

davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Dosya içeriğinden; ilk derece mahkemesince, 25.04.2017 tarihli celsede davacı vekilinin mazeret sunmaması ve davacı vekilinin davayı takip etmemesi nedeniyle taraflarca takip edilmeyen davanın HMK'nın 150/1. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve bilahare süresi içerisinde davacı tarafından yenileme dilekçesi verildiği, her ne kadar bölge adliye mahkemesince davanın iki defa takipsiz bırakıldığı belirtilmiş ise de.

06.04.2017 tarihli celsede verilmiş işlemden kaldırma kararı bulunmadığı ve işlemden kaldırma kararı verilmesini gerektirir bir husus da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda; ilk derece mahkemesince basit yargılama usulüne tabi dava konusu uyuşmazlıkta iki kez işlemden kaldırma kararı verildiği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve bölge adliye mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru değildir.

Bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararı kararı kaldırılarak usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 24.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23911, K. 2022/15396, 24 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23911
Karar No
2022/15396
Tarih
24 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/23921 K.2022/21696
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/23926 K.2022/16811
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/23937 K.2022/16147
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/23938 K.2022/16141
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/23940 K.2022/16144
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/23953 K.2022/16152

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.