KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/24557 E., 2023/6859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/187 E., 2021/674 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
Karar Metni
1.209 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketçe kasko poliçesi ile teminat altına alınmış olan ve Halk Finansal Kiralama A.Ş'ye ait bulunan 34 GH 1332 plaka sayılı kamyonu leasing yöntemiyle elinde bulunduran dava dışı Uğur İnşaat A.Ş.'nin yol inşaatında kullanılmak üzere davalıya tahsis ettiğini, davalıya tahsis edilen dava konusu kamyon müteveffa Hanifi Mete'nin sevk ve idaresinde iken 24.08.2010 tarihinde yapılan çalışma esnasında, karayoluna düşmesi sonucunda ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,
meydana gelen kaza nedeniyle kesin ekspertiz raporuna istinaden müvekkili şirketin 12.11.2010 tarihinde sigortalısına 122.144,00 TL ödediğini, ödenen bu bedelin kazanın meydana gelmesinde tespit tutanağına göre yolun yapım ve bakımından sorumlu Karayolları Genel Müdürlüğü ile yol yapım işini üstlenen yüklenici/davalının sorumlu olduğunu, ödenen bedelin tahsili amacıyla müvekkilinin davalı hakkında Bursa 13. İcra Müdürlüğünün 2013/299 sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına,
davalının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın müteveffa Hanifi Mete'nin kontrol ve idaresindeki kamyonun yola yuvarlaması ile meydana geldiğini ve müteveffanın müvekkili şirket çalışanı olmadığını, müvekkili şirketin davada taraf ehliyeti olmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağını ve kusur oranın kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.03.2016 tarih ve 2014/411 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararı ile; ...plakalı aracın malikinin dava dışı Halk Finansal Kiralama A.Ş. olduğu ve aracı finansal kiralama yöntemiyle dahili davalı Uğur İnşaat A.Ş.'ye kiraladığı ve Uğur İnşaat A.Ş.'nin de yol inşaatında kullanmak üzere davalı şirkete tahsis ettiği, 24.08.2010 tarihinde meydana gelen kazada ...plakalı aracın hasar gördüğü ve davacı ... tarafından sigortalısı araç maliki Halk Finansal Kiralama A.Ş.'ye 122.144,00 TL ödeme yapıldığı, kazanın oluşumunda davalı taraf sürücüsü Hanifi Mete'nin 5/8 oranında kusurlu olduğu,
alt yüklenici Uğur İnşaat A.Ş.'nin ise 3/8 oranında kusurlu olduğu ve davacının TTK'da yer alan kısmi halefiyet düzenlemesi sebebiyle halefiyet kuramınca rücu hakkının doğduğu ancak talebin kusur oranına isabet eden 3/8 ile sınırlı olduğu, davalı yüklenici ...Yol Yapı İnşaat Ltd.
Şti'nin sözleşmede düzenlenen sorumsuzluk maddesini ancak taraflar arasındaki iç ilişkide ileri sürülebileceği ve davalının dahili davalı Uğur İnşaat A.Ş.'ye rücu hakkının bulunduğu ve rücu davasında sorumsuzluk maddesinin nazara alınabileceği, 3. kişilere verilen zararlardan ise yüklenici, taşeron ve işi fiilen yapanların kendi aralarındaki kusur oranı farklılıklarına bakılmaksızın müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, ceza yargılamasında yer almayan davalıya anılan dosyada kusur yükletilmesinin kendisini hukuki sorumluluktan kurtaramayacağı, davalının sorumlu bulunduğu miktarın tespiti,
bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden ve takip tarihinde likit bir alacak bulunmadığından, icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Bursa 13. İcra Müdürlüğünün 2013/299 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının.
45.804,00 TL asıl alacak, 4.901,00 TL işlemiş faiz, icra gideri, vekalet ücreti ile asıl alacağa, 20.01.2012 takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte sınırlı olarak iptaline, fazlaya ait istemin reddine, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 02.04.2019 tarihli ve 2016/10038 Esas, 2019/3970 Karar sayılı ilamı ile; davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "...Somut olayda, davalının davacıya (davanın halefiyete dayalı olarak açıldığı gözetildiğinde davacının sigortalısına) karşı sorumluluğu, yasadan kaynaklanan müteselsil sorumluluk esasına dayalı olup, zarara birden fazla kişinin kusuru ile sebep olması halinde bu kişilerin hepsi davacı karşısında müteselsilen sorumlu olmakla, davacının bu kişilerden birinden veya hepsinden zararının tümünü talep etme hakkı mevcuttur.
Zarar sorumluları arasındaki kusur dağılımı ise üçüncü kişi konumundaki davacıyı (sigortalısını) etkilemeyecek olup, zarar sorumluları arasındaki iç ilişki açısından önem arz edecektir.
Bu durumda mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile davalının kusur oranı doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş; davalı vekilinin karar düzeltme istediği Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 21.01.2021 tarihli ve 2019/5598 Esas, 2021/374 karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usul ve yasaya uygun Yargıtay ilamına uyulması gerektiği, 09.01.2014 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, buna göre davalı tarafın Bursa 13. İcra Müdürlüğü’nün 2013/299 sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 122.144,00 TL asıl alacak, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren asıl alacak için hesaplanacak 3095 sayılı Yasa uyarınca T.C.
Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı yıllık %9 oranından az olmamak üzere değişen oranlarda faizi, icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte Türk Borçlar Kanunu’nun 100 üncü maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin varsa öncelikle faiz ve giderlere mahsubunun sağlanarak devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı vekilinin icra inkar tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı malik Halk Finansal Kiralama A.Ş.'nin aracı finansal kiralama yöntemiyle dahili davalı Uğur İnşaat A.Ş.'ye kiraladığını, Uğur İnşaat A.Ş.'nin ise müvekkilinin taşeron olup verilen işler yaparken kaza olduğunu, davalıya husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, kusur oranlarını kabul etmediklerini, eksik inceleme ile karar verildiğini, kiracıya rücu hakkı bulunduğu da mahkemece tespit edildiğine göre sigorta şirketine hasar ödeme yükümlülüğü bulunmayan kiracıya rücu hakkı bulunan davalının da sigortaya karşı borçlu olmadığının kabulü gerektiğini belirterek öncelikle husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesinin , 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 inci maddesidir. 6100 sayılı sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarına somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uymakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı ve özellikle davacının müteselsil sorumlu kişilerin birinden veya hepsinden zararın tümünü talep etme hakkı bulunduğu bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24557, K. 2023/6859, 23 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama