KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/24683 E., 2022/7850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2022
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- İlk derece mahkemesi
- Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 25/05/2022 Salı günü davacı vekili Av.... ....ile davalı ... vekili Av. ...... ve davalılar ... ve ... vekili Av. ...... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu ..... Tarım İnş. Nak. ....... Gıda İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.
hakkında takip yaptıklarını takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devrettiğini belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu şirket temsilcisi, açılan davayı kabul ettiğini, yapılan satışların bedelsiz olup muvazaalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ..., ... ve ... vekilleri, alacağın gerçek olmadığını davanın haksız açıldığını, reddi gerektiğini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, davalı borçlu ..... Ltd. Şti. tarafından şirket aleyhine başlatılan takip dosyasına itiraz edilmediği ve takibin kesinleştiği, davalı şirket temsilcisinin cevap dilekçesinde davayı kabul ettiği ve yapılan satışların muvazaalı olduğunu, para alınmadığını beyan ettiği, 28/05/2019 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda sunulan 2016 ve 2017 yılları yevmiye defterlerindeki kayıtlara göre, davacı ile davalı ...Tarım İnş. Nak. ...... Gıda İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.
arasında bir para alışverişinin olmadığının ve 2016 yılı defterleri incelendiğinde verilen bu senedin defter kayıtlarına alınmadığının tespit edildiği, 2017 yılı açılış kaydı incelendiğinde de 321- verilen senetler hesabında herhangi bir kaydın olmadığının görüldüğü verilen bononun hangi borç karşılığı verildiğinin yani bono ile hangi borcun kapatıldığının defter kayıtlarında yer almadığı, davacının 380.000,00 TL nakit parayı davalı şirkete ödediğine ilişkin banka veya başkaca bir resmi kanıt sunmadığı ve ayrıca bonodaki keşide tarihine göre davalı borçlu ...
Tarım ... İth.İhr. San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin sermayesinden daha fazla bir bedel borç şirkete verilirken davaya konu taşınmazlar halen davalı şirket aktifinde bulunmasına rağmen teminat olarak ipotek hakkının kullanılmamış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve bu haliyle davanın koşullarından olan “alacaklının borçludan gerçek bir alacağının olması” koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın doğru olduğundan bahisle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, davalılar yönünden ise davalı borçlu şirket tarafından davalı ... ve ... lehine ayrı ayrı taşınmazlar devredildiğinden, davalılar ... ve ... bakımından zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, her iki davalı bakımından dava konusunun farklı olması nedeni ile ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu,
kendisini vekil ile temsil ettiren her iki davalı bakımından da dava değerleri dikkate alınarak ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği, davanın usulden reddine karar verilmiş olması dikkate alındığında her iki davalı bakımından ayrı ayrı maktu vekalet ücretlerine karar verilmesi gerektiği halde İlk Derece Mahkemesince tek bir vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığından istinaf isteminin kabulüne, davalı ...'ın taşınmazı borçlu şirketten sonra 15/08/2017 gününde diğer davalı ...'dan devralmış olması,
mevcut delil durumu nazara alındığında davalı ... adına kayıtlı olan taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği halde bu hususta davalının itirazının reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24683, K. 2022/7850, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama