KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/24886 E., 2023/10652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/441 E., 2020/399 K.
- Hüküm/karar
- Karar Verilmesine Yer Olmadığı
Karar Metni
709 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen rücuen tazminat alacağına dayalı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının davalı ...'ya karşı açtığı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortalısının yaralanmasına sebep olan araç sürücüsü ve trafik sigortacısından trafik kazası sebebi ile yaralanan ve tedavi gören sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın davalının 4/8 kusur oranına tekabül eden tutarının rücuen tahsili için başlattıkları icra takibine davalı borçluların haksız itiraz ettiğini belirterek borçluların icra takibine yönelik haksız itirazlarının iptaline, icra takibinin devamına, icra inkar tazminatının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.01.2011 tarihli ve 2007/161 Esas, 2011/20 Karar sayılı kararı ile; davacı-alacaklının itirazın iptali davasını icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde açması gerektiği, bunun mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, bu nedenle iş bu davanın mahkemede dinlenme olanağının bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.10.2019 tarihli ve 2017/4347 Esas, 2019/9548 Karar sayılı kararı ile; davacı/ alacaklı tarafından yetkili icra dairesinde icra takibi yapılmamış olmasına, davalı/borçlu ...'nın süresine icra dairesinin yetkisine ve borcun esasına itiraz etmiş olmasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği; somut olayda, davalı/borçlu ... borca ve yetkiye itiraz etmiş yetkili icra dairesinin haksız fiilin vuku bulduğu Görele İcra Daireleri olduğunu belirttiği, diğer davalı/borçlu ...nin ise sadece borca itiraz etmiş olduğu, icra dairesinin yetkisine itiraz etmediği,
bu durumda, mahkemece, davalı sigorta şirketi yönünden yetki itirazı bulunmadığından davalı sigorta şirketi yönünden dava tefrik edilerek davanın esası hakkında inceleme yapılarak davanın sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde davanın dinlenme olanağı bulunmadığından tümden reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.10.2020 tarihli ve 2020/441 Esas, 2020/399 Karar sayılı kararı ile davalı ...'ya karşı açılan davada kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden dolayı davacının davalı ...'ya karşı açtığı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, bozma sonrasında mahkemece her ne kadar davalı ...Ş. yönünden davanın tefrikine karar verilse de, davalı ... yönünden de davanın esasına girilmek suretiyle karar vermesi gerekirken doğrudan karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulmasının hukuka uygun olmadığını, dosyanın usulden bozulduğu açık olup bozma ilamı ile ifade edilenin her iki davalı yönünden hükmün ayrı ayrı esas üzerinden verilmesi olduğunu, ancak bozma ilamının mahkemece yanlış yorumlandığını ve eksik inceleme ile usule aykırı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24886, K. 2023/10652, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama