KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/25034 E., 2023/14054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1301 E., 2021/1447 K.
- Davalılar
- 1-Halk Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...
Karar Metni
1.176 kelime·6 dk okuma·15 bölüm
2- ... 3-... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 04.12.2015
HÜKÜM/KARAR : Reddine/Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
2015/662 E., 2020/300 K.
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.06.2015 tarihinde davacının kullandığı motosiklet ile davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan ve davalı ... tarafından kullanılan ve davalı ...'a ait aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 323,00 TL tedavi gideri, 5.000,00 TL geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.323,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsilini ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek müteselsil tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar Selma ve Doğaç cevap dilekçesinde; davacının trafik kazası ile ilgili olarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı' ndaki soruşturma dosyasında maddi ve manevi tüm tazminat hak ve taleplerinin karşılandığını, fazlaya ilişkin her türlü ad altındaki maddi ve manevi hak ve alacaklarından vazgeçip feragat ettiğine dair ibranamesi ile savcılık dosyasına bizzat kendisinin sunduğu feragat dilekçesi bulunduğunu, davanın bu nedenle reddini talep ettiklerini, davacının kazaya ilişkin açıklamalarının gerçek durumu yansıtmadığını,
kazanın olduğu yerde teyzesi ve diğer akrabaları tarafından anında gerekli önlemlerin alındığını ve davacı ile ilgilenildiğini, her aşamada davacı ile ilgilenildiğini, davacının yazılı ibraname uyarınca maddi ve manevi hak ve taleplerine ilişkin aldığı paranın şimdi araç hasarı olarak adlandırılıp dava açmasının yasal olmadığını, davacının kaza tarihi itibariyle özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamında ise yaptığı tüm sağlık giderlerinin zaten devlet tarafından karşılandığını,
davacının geçirdiği ameliyatın kaza kapsamında oluşup oluşmadığının belirsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davalı Halk Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete sigortalı olan aracın kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMSS) meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararlarını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının talep ettiği tedavi giderinin poliçe teminatı dışında olduğunu, ayrıca iş göremezlik tazminatı talebinin de teminat dışı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte maddi tazminat isteminin haksız olduğunu,
öncelikle maddi tazminatın neye ilişkin olduğunun davacı tarafın açıklaması gerektiğini, davacının müvekkili şirkete hiç bir başvurusu yokken kaza tarihinden itibaren iddia ettiği alacağına faiz talep etmesinin yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, ATK'dan alınan rapora göre sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı iyileşme süresinin bir buçuk aya kadar uzayabileceği, davacı tarafından trafik kazasında yaralanmasından kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyet,
tedavi gideri ve manevi tazminata yönelik dava açılmış ise de davacının 16.06.2015 tarihindeki kazada yaralanmasına ilişkin Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında şikayetçi ... tarafından verilen 13.07.2015 günlü dilekçe ile şüpheli tarafından tüm maddi ve manevi zararlarının karşılanmış olduğundan şikayetinden feragat ettiğine ilişkin dilekçe verildiği, soruşturma dosyasında; müştekinin şüpheliden şikayetçi olmadığı,
tüm maddi ve manevi zararlarının karşılanmış olduğunu belirttiği, bu nedenle hazırlık soruşturmasında tüm maddi ve manevi zararlarının karşılandığının davacı tarafından beyan edilmesi nedeniyle davacının davalı sürücü ile araç malikine karşı dava açamayacağı, aynı olayda müşterek ve müteselsil sorumlu olan sigorta şirketine de sirayet ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının maddi manevi zararlarının karşılanmış olması nedeniyle şikayetinden feragat ettiğine ilişkin soruşturma dosyasına bir beyan vermişse de zararlarının karşılanacağı vaat edilerek bu beyanın alındığını, müvekkilinin beyanı vermesinden sonra davalıların müvekkili ile olan iletişimlerini kestiğini, davalıların müvekkiline ödeme yaptıklarına dair hiçbir bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadıklarını, mahkemece müvekkil lehine manevi tazminata hükmedilmediğini, oysa müvekkilinin bu kaza dolayısıyla yaklaşık 7 ay boyunca çalışmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece yapılan tespitlerin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının soruşturma aşamasında şikayetçi olmaması sebebiyle Türk Ceza Kanunu'nun 73/7 inci maddesi gereğince şahsi haklarından vazgeçtiğinden hukuk mahkemesinde dava açamayacağının kabulünün hatalı olduğunu, müvekkilinin zararının giderileceğine inanarak kamu davası açılmadan önce verdiği beyanın geçerli olmadığını, ödemeye ilişkin delil sunulamadığını, beyanın savcılık huzurunda verilmediğini, gerçek iradesini yansıtmadığını, SGK tarafından yapılan tedavi ve bakım giderinin geçici iş göremezlik ödemesi olduğunun kabulünün hatalı olduğunu,
bu ödemeler davadan sonra yapıldığından bu ödeme nedeniyle reddine karar verilen kısımdan vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunun yeterli olmadığını, maluliyetin kazadan kaynaklandığını, bu durumun kaza sonrası düzenlenen raporla ortada olduğunu, ATK tarafından davalı bizzat muayene edilmeden rapor düzenlendiğini, davacının yaralanmasının ardından 7 ay çalışamadığını, manen zarara uğradığını, manevi tazminat talebinin reddinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan sürücünün tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73 üncü maddesinin yedinci bendi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve soruşturma aşamasında verilen şikayetten feragat dilekçesi ile şahsi haklardan da vazgeçilmesine göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
269,85 TL 0.H. · 59,30 TL P.H. · 210,55 TL Kalan
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25034, K. 2023/14054, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama