KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/25097 E., 2022/11111 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 2330 sayılı Kanuna dayalı rücuen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen 18/02/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ..., ... .. tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili; davalıların murisleri tarafından 30/04/1992 tarihinde, terör hücre evine yerleştirilmiş olan bombanın baskın sırasında patlaması sonucu, dava dışı polis memurunun yaralandığını, polis memuruna ... Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunca 2330 sayılı Kanun gereğince nakdi tazminat ödendiğini bu sebeple davacı idarenin zarar gördüğünü belirterek, ödenen tazminat bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile 15.116,87 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden faizi ile beraber davalılardan rücuen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ..., ... ..., ...tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’a dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, resen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir.
Dosya kapsamından; davalılardan ...’e, Sungurlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/298 esas sayılı veraset ilamına göre muris ....in mirasçısı sıfatı ile dava açılıp, hakkında yargılama yapılarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Ancak anılan davalının UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kaydına göre, veraset ilamında dava dışı.....’in eşi sıfatı ile mirasçı olduğu belirtilmiş ise de 1982 yılından bu yana davalılardan ... ile evli olduğu, .....’in eşi olan dava dışı .....’in ise hayatta olup davaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, muris ...’in gerçek mirasçılarının usulüne uygun şekilde tespiti ile davaya katılımı, bu anlamda taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25097, K. 2022/11111, 28 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama