KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/25534 E., 2021/10243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- ... Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; istinaf isteminin kabulüne ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; müvekkili bankanın ... ... Lojistik Gıda İnşaat Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile akdedilen Genel Ticari Kredi Sözleşmesine istinaden adı geçen firmaya kredi kullandırdığını, aynı zamanda şirket yetkilisi olan davalılardan ...'ın Genel Ticari Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla 28/03/2014 tarihinde imzaladığını, borçluların kredi koşullarına uymaması ve borcu zamanında ödememesi nedeniyle ...
Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün 2016/1424 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı Tasfiye Halinde ... ...
Lojistik Gıda İnşaat Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirket yetkililerinin kullandırılan kredileri geri ödememeyi planlayarak aleyhine yapılacak takipleri sonuçsuz bırakmak gayesiyle davaya konu aracı müvekkili bankaya borçlandıktan sonra satış suretiyle diğer davalı ...'e devrettiğini, böylelikle araca haciz konulmasının engellendiğini, davalılardan ...'ın ise şahsi mülkiyetinde olan ... ili, ... ilçesi, ...
Mah. 3042 parsel, No:3 bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazını satış suretiyle davalılardan ... Tavukçuluk Tarım İşletmeleri San. Tic. Ltd. Şti.'ne devrettiğini belirterek söz konusu bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Tavukçuluk Tarım İşletmeleri San. Tic. Ltd.
Şti. vekili; müvekkilinin 2013-2014-2015 yıllarına ilişkin cari hesap ekstrelerinde görüleceği üzere 2013 Mart ayında davalı ... ... ile çalışmaya başladığını, borçlu şirketin tavuk eti ve ürünleri satmak suretiyle ticari alışverişini sürdürdüğünü, davalı ... ...'in yüklü borcunu ödemesi için yapılan uyarı sonrasında şirket ortağı ve yetkilisi davalı ...'ın maliki olduğu gayrimenkulü şirket borcundan mahsup edilmek üzere müvekkiline satmayı teklif etmesi üzerine tarafların anlaştıklarını, davacının, davalı ... ... tarafından ...'e satıldığını iddia ettiği ... plakalı aracın önce ... ...'in borcuna karşılık ...
Tavukçuluğa satıldığını, daha sonra ... Tavukçuluk tarafından 34.500,00 TL bedelle ... isimli kişiye satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; dava konusu aracı ... Tavukçuluktan kredi çekerek satın aldığını, alışverişin gerçek bir alışveriş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; ... Bankasına borcunun bulunduğunu, ancak ... Tavukçuluk ile ticari alışverişinin ... Bankası ile olan ilişkisinden önceye rastladığını, bu nedenle öncelikle ... Tavukçuluğa olan borcunu ödemek istediğini, yapmış olduğu devirlerin de bu nedenle yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, ... Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1424 Esas sayılı dosyasındaki alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere davalı ... ... tarafından davalı ...'e 30/11/2015 tarihinde yapılan... plaka sayılı aracın satışı ile davalı ... ...'in yetkilisi ve ortağı aynı zamanda borcun kefili davalı ... tarafından 05/11/2015 tarihinde davalı ... Tavukçuluk'a yapılan ... ilçesi, ... mahallesi, 3042 parselde kayıtlı mesken nitelikli 5/600 arsa paylı A1 Zemin katta bulunan 3 nolu bağımsız bölümün satışının iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... Tavukçuluk Tarım İşletmeleri San.ve Tic.Ltd.Şti. ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesince, davacı banka ilk derece mahkemesi kararından sonra ve fakat istinaf aşamasında, takip konusu alacağı tahsil ettiklerini belirterek, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesini istediğinden,... Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/12/2018 tarih ve 2016/114 E.- 2018/522 K. sayılı kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının davayı açmakta haklı bulunduğu anlaşıldığından davanın açılmasına davalıların neden oldukları kabul edilerek, HMK'nun 331.madde hükmü uyarınca, davalıların yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nun 277 maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptaline ilişkindir.
Dava konusu tasarrufların birden fazla olduğu, borçlu davalı ...’ın kendisine ait taşınmazı davalı 3.kişi ... Tavukçuluk Tarım İşletmeleri San.ve Tic.Ltd.Şti.’ne devrettiği, davalı borçlu ... ... Lojistik Gıda İnş.Tur.San.Tic.Ltd.Şti.’nin de kendisine ait dava konusu aracı davalı 3.kişi ... Tavukçuluk Tarım İşletmeleri San.ve Tic.Ltd.Şti.’ne, ... Tavukçuluk Tarım İşletmeleri San.ve Tic.Ltd.Şti.’nin de aynı aracı davalı 4.kişi ...’e devrettiği anlaşılmakla, her bir tasarruf için ayrı yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilip davalıların sorumlu olduğu miktarın ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken tek yargılama gideri ve tek vekalet ücretinden tüm davalıların sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan; tasarrufun iptali davaları nispi vekalet ücretine tabidir. Bölge Adliye Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu şekilde hüküm kurulurken işin esası hakkında inceleme yapılarak haksız çıkan taraftan yargılama giderleri ve bu giderler kapsamında vekalet ücretinin de tahsiline karar verilmelidir.
Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davada haksız çıkan davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, tasarrufun iptali davalarında, dava konusu mal veya hakkın değeri ile takip konusu alacak değerinden hangisi daha az ise o değer üzerinden(somut olayda, taşınmazın satış değeri olan 350.000,00 TL ve aracın satış değeri olan 42.500,00 TL üzerinden) nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince bu yön göz ardı edilerek maktu vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle hüküm kurulması da doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nın 370/2 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25534, K. 2021/10243, 13 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama