KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/25714 E., 2023/3371 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/788 Değişik İş, 2021/788 Karar
- Sayısı
- İHK-2021/30920
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulüne/Davalının İtirazının Reddine
- Sayısı
- K-2021/86348
Karar Metni
1.483 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.11.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, davalı kuruma başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 27.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 55.447,09 TL' ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; medikal firmadan alınan görüşe göre davacıda fonksiyon kaybı olmadığını, maluliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını, talebin reddi gerektiğini, dava şartı yokluğundan talebin reddi gerektiğini, zira sunulan raporun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) hükümlerine göre düzenlenmediğini, yönlendirilen hastaneden rapor alınmadığını, sunulan raporun yetkili kuruluştan alınmadığını, kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle trafik sigorta poliçesi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla belirlenmesi gerektiğini,
maluliyetin de Adli Tıp Kurumu'nca belirlenmesi gerektiğini, davacının iyileşme sürecinin beklenmesi gerektiğini, maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini, müterafik kusurun varlığı nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bağlanan bir gelir olup olmadığının araştırılması gerektiğini, Güvence Hesabının sigorta poliçesinin limiti ve kusur oranı ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini,
başvuran lehine belirlenecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olabileceğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 55.447,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sunulan raporun yetkili sağlık kurum ve kuruluşundan alınmadığını, usule uygun olmadığını, müvekkilinden tazminat talep edilmesi üzerine T.C.
Sağlık Bakanlığı Çivril Devlet Hastanesine başvurarak ÇÖZGER kapsamında düzenlenmiş bir sağlık kurulu raporu sunması halinde talebin değerlendirileceğinin başvuran vekiline bildirildiğini, söz konusu rapor sunulmaksızın Komisyon'a başvurulduğunu, başvurunun dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddi gerektiğini, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, kaza tarihinde başvurucunun 5 yaşında olduğunu, anne-babasının da bakım-gözetim yükümlülüğünü ihlali sebebiyle kusuru bulunduğunu, 3. kişinin kusuru sebebiyle kurumun sorumluluğu ortadan kalkacağından başvurunun reddine karar verilmesi;
aksi halin kabulü halinde ise bu nedenle, hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, raporun on sekiz aylık stabilizasyon süresi tamamlanmadan hazırlandığını, hükme esas alınamayacağını, gerekli güvenlik önlemleri alınmaması nedeni ile başvuranın yaralandığını, başvurucunun kaza sırasında çocuk koltuğunda oturmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Kurum başvuru tarihinde temerrüde düşmemiş olduğundan faiz başlangıcının Kuruma başvuru tarihi olarak tespit edilmiş olmasının hatalı olduğunu,
tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan maluliyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun olarak alındığını, belirtilen araz için stabilizasyon süreci olmadığını, kusur raporunun açık ve denetime elverişli olduğunu, çocuk kotuğunda oturmadığına dair dosya içinde bilgi olmadığını, hesaplamanın doğru yapıldığını, faiz başlangıç ve oranının doğru belirlendiğini, vekalet ücretinde hata bulunmadığını belirterek davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sürekli maluliyeti bulunmadığını, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan maluliyet yönetmeliğine göre rapor alınsaydı bu durumun ortaya çıkacağını, skar izinin vücudun %1’inden azını kapsadığını, davacının maluliyeti bulunmadığını, ...'e göre yönlendirilen hastaneden rapor alınarak sunulmasının istendiğini, ancak bu hastaneden rapor alınmadığını, sunulan raporun yetkili kuruluşça düzenlenmediğini, eksik evrak ile başvuru yapıldığını talebin dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, 12 aylık iyileşme süreci beklenmeden alınan rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu,
kusurun Adli Tıp Kurumu veya uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak belirlenmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, çocuğun araç koltuğunda oturmadığını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, hesaplamanın hatalı yapıldığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, anne ve babanın gözetim ve bakım yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını ve bu nedenle kusurlu olduklarını belirterek kararı temyiz etmektedir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik' in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 05.11.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı
tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir.
Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25714, K. 2023/3371, 13 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama