KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/26084 E., 2022/9229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen 11/10/2018 - 2018/İHK-8638 sayılı kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; ... (Trafik Sigortası) poliçesi ile sigortalı bulunmayan aracın neden olduğu trafik kazası sonucunda başvuru sahibinin yaralanarak malul kaldığını, ... tarafından tam kusur ve %34 maluliyet dikkate alınarak 121.418,00 TL ödeme yapılmışsa da ödenen miktarın gerçek zararı karşılamadığını, bakiye tazminat ödenmesi taleplerinin reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 5.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının, kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte Güvence Hesabından tahsilini talep etmiş; 02/05/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 75.099,06 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; başvurunun aynen kabulü ile 75.099,06 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının, 17/05/2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından; itirazların reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya üniversite hastanelerinin adli tıp bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Hakem Heyetince hükme esas alınan İstanbul Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığının 29/12/2016 tarihli raporuna göre başvuranın özür oranının %38 oranında olduğu bildirilmiştir. Ne var ki anılan bu raporun Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve 11 Ekim 2008 tarihli ve 27021 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki Meslekte Kazanma Gücünün Azalma Oranları Tespit Cetveli kapsamında düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, 29/11/2015 olan kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre rapor düzenlenmiştir. Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Adli Tıp Kurumundan usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, yeni bir rapor alınıp sonucuna göre (kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla) hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kaldı ki, ... tarafından başvurana 17/05/2017 tarihinde tam kusur ve %34 maluliyetle, asgari ücrete göre yapılan hesaplamayla 121.418,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Öncelikle bu ödemenin belirlenen tazminatı karşılayıp karşılamadığı belirlenmeli, karşılamadığı belirlenirse; hesaplama yapılarak, yapılan hesaplamadan güncellenen davalı ödemesinin düşülmesi gerekmektedir. Bu yönlerin gözetilmemesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26084, K. 2022/9229, 22 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama