İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/26205 K.2024/1431

2. ... vekili Avukat ...

Esas2021/26205Karar2024/1431Tarih12 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.212 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/26205 E., 2024/1431 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Şubat 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/251 E., 2021/44 K.
Davalılar
1. ... vekili Avukat ...
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.212 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

2. ... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ : 10.02.2012

HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan ...'ün evli olup Adana 5. Aile Mahkemesinin 2007/730 Esas ve 2008/1238 Karar sayılı kararıyla boşandıklarını, davalı ...'ün evlilik birliği devam ederken ortak alınan ve aile konutu olarak kullanılan ...mahallesi 6780 ada 13 parsel C Blok 8. Kat 16 numaralı bağımsız bölümü 24.01.2007 tarihinde diğer davalıya sattığını, davalılar arasındaki devir işleminin muvazaalı olduğunu, davalıların ...

Üniversitesi Ziraat Mühendisiliği Fakültesinden sınıf arkadaş olduklarını, yine davalı ...'in eşi ... Uzel'in müvekkilinin ...

Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden sınıf arkadaşı olduklarını, davalı ... ile ailecek birbirlerine gidip geldiklerini, dolayısıyla iyiniyetinden söz edilemeyeceğini, müvekkilinin 2007 yılından beri dava konusu taşınmazda oturmaya devam ettiğini, davalı ...'in dava konusu taşınmaza hiç gelmediğini, bu hususun da muvazaayı ispatladığını, davalı ...'in dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığını,

dava konusu taşınmazın evlilik birliği içerisinde davalı ... ile ortak aldıklarını belirterek ...Mahallesi 6780 Ada 13 Parsel C Blok 8. Kat 16 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapusunun iptali ile davalı ... adına tapuya tescilini, dava konusu taşınmazın keşif sırasında tespit edilecek değerinin yarısı olan alacak miktarının şimdilik 50.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından 07.08.2007 tarihinde boşanma davası açıldığını, taşınmazın 24.01.2007 tarihinde satıldığını, davacının satış tarihinde satışın yapıldığını bildiğini, boşanma tarihinden itibaren 1 yıllık süre geçtiğinden zamanaşımının dolduğunu, taşınmaz satıldıktan sonra evlilik birliğinin devam ettiğini, davacının ise katkı payı alacağını aldığını, paranın bir kısmı ile davacının kredi kartı borcunun ödendiğini, bir kısmı ile de davacıya düşen şirket borçlarının ödendiğini,

davacı ile müvekkilinin satıştan sonra 2 yıl aynı evde oturacakları hususunda anlaştıklarını ve 2 yıllık kira bedeli de satış bedelinden düşülmek suretiyle kalan bedelin alıcı tarafından ödendiğini, taşınmazın değerinin tapudaki satış bedeli olduğundan davacının daha fazlasını istemesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı yatırım amacı ile davacı ile diğer davalının evlilik birliği devam ederken, davacının bilgisi ve rızası dahilinde kredi çekerek satın aldığını, sonrasında davacı ile diğer davalının 2 yıl dava konusu taşınmazda oturmaları hususunda anlaştıklarını ve iki yıllık kira bedeli olan 11.000,00 TL'nin satış bedelinden düşüldüğünü ve kalan paranın da davacı ile diğer davalıya nakit olarak ödendiğini, dava dilekçesinde de belirtiliği üzere tarafların üniversite yıllarından arkadaş olduklarını, gayrimenkulün müvekkili tarafından satın alındığını davacının da bildiğini,

2009 yılı kira bedelinin diğer davalı tarafından müvekkilinin banka hesabına ödendiğini, 2010 yılı kira bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davacıya noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin iyi niyetli olarak tahliye davası açmadığını, ancak 2011 yılı kirasının da ödenmemesi üzerine yeniden noter kanalıyla ihtarname çekildiğini ve Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2012/2768 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, boşanma aşamasında dava konusu taşınmazın satıldığını bilen davacının taşınmaz hakkında hiçbir talepte bulunmadığını,

dava konusu taşınmazın satın alınması için müvekkilinin çektiği kredinin son taksiti ödendikten ve müvekkili tarafından icra takibine geçilmesinin ardından dava açılmasının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddi istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Adana 7. Aile Mahkemenin 28.05.2013 Tarihli, 2012/277 Esas ve 2013/566 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu ...mah. 6780 ada 3 parsel C Blok 8. Kat. 16 numaralı bağımsız bölümdeki davalı ... üzerine kayıtlı tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tapu kaydının tescili talebinin reddine, davacının 50.000,00 TL katılım alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.09.2014 tarihli, 2013/18136 Esas ve 2014/17291 Karar sayılı ilamıyla. "Dava dilekçesindeki açıklamalar ve dosya kapsamına göre; davada davalı eş ... tarafından diğer davalı ...' e yapılan satışın muvazaalı olduğu iddiası ile iptali ve davalı ... adına adına tescili ve katılma alacağı isteğinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davalarının amacı, elden çıkartılan taşınmazın (malların) kayıt maliki eş'e döndürülmesi ve mal rejimi davalarında alınacak karar ile hüküm altına alman alacağın tahsilatını kolayca sağlamaya yönelik bulunduğundan davacının bu tür davaları açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.

Muvazaa nedeniyle açılmış bulunan temyize konu davanın kanuni dayanağı 818 sayılı BK'nun 18. maddesi (TBK 19.m) olduğuna, davalılar arasında gerçekleştirildiği ileri sürülen muvazaalı işlem davacı yönünden haksız eylem niteliğinde bulunduğuna göre, tapu iptali ve tescile yönelik istek bakımından uyuşmazlığın çözüm yeri genel muvazaa kapsamında HMK'nun 1 ve devamı maddeleri uyarınca belirlenecek genel mahkemelerdir.

Aile Mahkemeleri'nin bu tür davalara bakma görev ve yetkileri bulunmamaktadır. Mal rejiminin tasfiyesine dayalı alacak isteğinin ise, 4787 sayılı Aile Mahkemeleri'nin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde yazılı.

4721 sayılı TMK'nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK'nun 118-395) maddelerinden kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesi'nde (veya Aile Mahkemesi sıfatı ile) bakılacağına ilişkin olan düzenleme nedeniyle Aile Mahkemesi’nde görülmesi gerekir.

Hal böyle olunca, temyize konu muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil isteği ile ilgili davayı tefrik ederek ayrı bir esasına kaydı yapılan dosyada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeyle Aile Mahkemesi sıfatıyla görülen davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.

Kabule, göre. Mahkemece karar tarihine en yakın (28.05.2013) keşif tarihindeki taşınmazın sürüm değeri (TMK.m. 232, 235/1) olan 155,058 TL'nin yarısı (TMK. m. 236/1) kabul edilen 79,029 TL esas alınmış ve HMK'nun 26 (HUMK'nun m. 74). maddesi uyarınca istekle bağlı kalınmak suretiyle 50.000 TL katılma alacağının tahsiline karar verilmiştir.

Esasen dava konusu 16 nolu bağımsız bölümün 24.01.2007 tarihinde yani mal rejiminin sona erdiği, boşanma davasının açıldığı 07.08.2007 tarihinden önce davalı koca ... tarafından üçünçü ve diğer davalı ...'e devr ettiği dosya kapsamı ile sabit olduğundan TMK'nun 235/2. madde ve fıkrası uyarınca İnşaat bilirkişisine, devir tarihi esas alınarak belirlediği taşınmazın sürüm değeri olarak saptanan 99,299 TL'nin yarısı olan 49,649 TL bakımından hüküm kurulması ve fazla istek olmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de;

temyiz edenin sıfatı ve aleyhe bozma yasağı kuralı gereğince (davalı kocanın temyizi olmadığından) bu husus bozma sebebi yapılmamıştır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3. Adana 7. Aile Mahkemenin 19.03.2015 tarihli, 2014/905 Esas ve 2015/159 Karar sayılı kararıyla; davacının açmış olduğu tapu iptali tescil davasında dava dilekçesinin reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Adana Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli, 2015/342 Esas ve 2016/192 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu ...mahallesi, 6780 ada 3 parsel, C blok, 8. Kat 16 nolu bağımsız bölümdeki davalı ... üzerine kayıtlı tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tapu kaydının tescili talebinin reddine, davacının 50.000,00 TL katılım alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

5. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

6. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.06.2020 tarihli, 2017/13567 Esas ve 2020/3088 Karar sayılı ilamıyla. "Dava, muvazaa nedeniyle tapu iptal tescil ve katılma alacağı istemine ilişkindir.

Somut olayda, bozma öncesinde Aile Mahkemesi tarafından katılma alacağına yönelik verilen kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 10.07.2013 tarihinde kesinleştiği, 26.09.2014 tarihli bozma kararından sonra Aile Mahkemesi tarafından katılma alacağına yönelik talep hakkında yeniden hüküm kurulmadan tapu iptal tescil davası yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, Asliye Hukuk Mahkemesinin gerekçesinde katılma alacağına yönelik değerlendirme yapılarak buna ilişkin yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Katılma alacağına yönelik talebin Aile Mahkemesinde değerlendirilerek karara bağlandığı ve kesinleştiği anlaşıldığına göre Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından sadece tapu iptali ve tescil talebi yönünden değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, katılma alacağına yönelik değerlendirme yapılarak buna ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma öncesi Adana 7. Aile Mahkemesi tarafından katılma alacağına yönelik talep hakkında yeniden hüküm kurulmadan tapu iptal ve tescil davası yönünden Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, katılma alacağı yönünden Aile Mahkemesinde karar verilip kesinleştiği, tapu iptal tescil talebi yönünden eşler arasındaki mal rejiminin boşanma ile son bulduğu,

ancak muvazalı satışın iptalinin boşanma kesinleşene kadar istenebileceği, boşanmakla tarafların bu hususta hukuki yararı kalmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu ...mahallesi, 6780 ada 3 parsel, C blok, 8. Kat 16 nolu bağımsız bölümdeki davalı ... üzerine kayıtlı tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tapu kaydının tescili talebinin reddine, davacının 50.000,00 TL katılım alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılar arasındaki satışın muvazaalı olduğunun açık olduğunu, davalıların üniversite yıllarından beri arkadaş olduklarını, ailecek görüştüklerini, bu durumda davalılardan ...'in iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceği, bozmadan önce dinlenen tanık beyanlarından müvekkilinin 2007 yılından bu yana davaya konu taşınmazda oturduğunun anlaşılacağını, taşınmaz satışının muvazaalı olduğunun davalı ... tarafından da bilindiğinden dava konusu taşınmazla hiç ilgilenmediğini, taşınmazın bulunduğu binadaki köklü değişikliklerin ücretinin müvekkili tarafından ödendiğini,

davalı ...'ün kendisine ait şirketi de muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiğini, bozmadan önce alınan bilirkişi raporunun içeriğinin çelişkili olduğunu, mahkemece katılma alacağı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek müvekkilinin mağduriyetinin arttığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ile davalı ...'ün evli olduğu süreçte satın alınan taşınmazın boşanmadan önce davalılar arasında gerçekleştirilen satış işleminin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla halen uygulanmakta olan1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 vd maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 18 inci maddesi(6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi).

3. Değerlendirme

Muvazaa iddiası, yasada öngörülen ve Yargıtay içtihatları ile istikrar kazandığı üzere muvazaanın mevcut olup olmadığı hususunda araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle belirlenebilir. Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temliklerin gerçek yönünün asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalı ...'ün bir dönem evli oldukları ve Adana 5. Aile Mahkemesinin 2007/730 Esas ve 2008/1238 Karar sayılı kararı ile boşandıkları, dava konusu taşınmazın boşanma davası açılmadan yaklaşık 7 ay önce 24.01.2007 tarihinde davalı ... tarafından diğer davalı ...'e devredildiği, davacı vekilinin bu devrin muvazaalı olduğunu iddia ettiği, davalılar tarafından ise satışın gerçek olduğunun ve davalı ...'in taşınmazı bankadan kredi çekmek suretiyle satın aldığının savunulduğu, mahkemece de eşler arasındaki mal rejiminin boşanma ile son bulduğu, muvazaalı satışın iptalinin boşanma davasının kesinleşmesine kadar istenebileceği, boşanma ile tarafların bu hususta hukuki yararı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir.

Ancak Adana 7. Aile Mahkemesinin 28.05.2013 tarihli, 2012/277 Esas ve 2013/566 Karar sayılı kararında, dinlenen tanıklarıdan ...'ın beyanı ve boşanma davası ile malın satıldığı tarih arasında 7 ay gibi kısa bir süre olması da gözönüne alınarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 229 uncu maddesinde yer alan şartların oluştuğunun kabul edildiği ve mahkemece davalı ...'ün dava konusu gayrimenkulü muvaazalı bir şekilde sattığı göz önüne alınarak davacının dava konusu taşınmaza yönelik katılma alacağının hüküm altına alındığı,

anılan kararın davalı ... tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiği, davalıların üniversite yıllarından beri arkadaş oldukları, davalı ... taşınmazı kredi çekmek suretiyle satın almış ise de taşınmazın bedelinin ne şekilde ödendiği ve ödendi ise bedelin ne şekilde harcandığı hususlarının davalılar tarafından ispat edilemediği, yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarından ...'ın beyanı da dikkate alındığına davalılar arasındaki satış işleminin muvazaalı olduğu ve davacıdan mal kaçırmaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

Dava, muvazaa nedeniyle tapu iptal-tescil ve katılma alacağı talebiyle açılmış ise de, esasen olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 18 inci maddesi kapsamında muvazaa iddiasına dayalı ve evlilik birliğinin sona ermesi nedeniyle doğan katılma alacağının tahsili amacıyla dava konusu tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Muvazaa davaları yönünden herhangi bir zamanaşımı düzenlemesine yer verilmemiş, davacının katılma alacağının mevcut olduğu hususu da yukarıda esas ve karar no'su belirtilen Adana 7. Aile Mahkemesinin 28.05.2013 tarih 2012/277 E-2013?566 kararı ile sabit olduğundan, davacının muvazaalı satış iddiası ile tasarrufun iptalini istemekte hukuki yararı bulunmaktadır.

Yukarıda izah edilen nedenlerle; mahkemece, davalılar arasındaki işbu davaya konu taşınmaz satış işleminin davalıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığının kabulü ile tasarrufun iptaline, davacının katılma alacağının tahsili amacıyla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 283 üncü maddesi/1 fıkra gereğince davalı ... adına olan tapu kaydının iptaline mahal olmadan, davacıya dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış isteyebilme yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Dava tarihi 10.02.2012 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 05.05.2015 olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

VII. KARAR

Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26205, K. 2024/1431, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Tarihi : 10.02.2012
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. Mahkeme Kararı
  7. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. A. Bozma Kararı
  9. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VII. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/26205
Karar No
2024/1431
Tarih
12 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/26223 K.2024/1053
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/26263 K.2024/2219
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/26282 K.2024/1054
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/26300 K.2024/1783
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/26302 K.2024/1849
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/26320 K.2024/2122

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.