KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/26593 E., 2023/8659 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/858 D.İş, 2021/861 K.
- Sayısı
- 2021/İHK-35644
- Hüküm/karar
- Davanın reddi
- Sayısı
- K. 2021/97684
Karar Metni
1.325 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı Avukatı ... ile davalı ...Ş. vekili Avukat ... geldiler. Davacı ve davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.07.2023 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı arasında “ürün geri çağırma” başlıklı sigorta poliçesi düzenlendiğini, davacı tarafındna üretilen ve BİM'e teslim edilen mayonezlerden şikayet gelmesi üzerine mayonezlerin küflendiğinin tespit edildiğini, depoda kalan mallar kontrol edildiğinde onların da küflendiğinin tespit edildiğini, poliçe kapsamında zararın karşılanması için davalıya başvuru yapıldığını, davalı tarafça BİM tarafından iade edilen ürünlerin zararının karşıladığını ancak depoda kalan küflü mayonezlerin zararının karşılanmadığını, depoda kalan ürünlere ilişkin zararın da poliçe teminatı kapsamında kaldığını açıklayıp 1.779.919 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, talebin teminat kapsamı dışında kaldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin teminat kapsamında kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili, bilirkişilerin görev ve yetkilerini aşmak suretiyle poliçenin sigorta hukuku açısından hukuki değerlendirme yaptıklarını, davalı tarafın, poliçe kapsamında, ürün çağırma sebebiyle davacının uğradığı zararların poliçe teminatı kapsamında kaldığını, poliçedeki İkame Giderleri ile İmha Giderleri için verilen teminatların depoda kalan ürünler için de geçerli olduğu,
uzman görüşünde de bu hususun açıklandığını, davalı tarafça bilgilendirme yükümlülüğüne uyulmadığını, bilgilendirme yapıldığına ilişkin sunulan mail yazışmalarında sökme takma işlemlerinden bahsedildiğini, bu hususun ise davacı şirketin bulunduğu topluluk içerisindeki otomotiv sektöründe faaliyet gösteren başka bir şirket bulunduğu ve bu şirket ile davalı arasında yapılan başka bir sözleşme bağlamında yapılmış olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " hatalı üretim sebebi ile uğranılan zarar miktarı konusunda uyuşmazlık yoktur. Çekişme; poliçe vadesinde hatalı üretim sebebi ile oluşan davacı zararının ne miktarının teminat kapsamında olduğu ve davalının bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve getirmedi ise bunun yaptırımı hakkındadır.
Poliçenin kapsam başlıklı 1. maddesine göre rizikonun ancak alıcısına teslim edilen ürünlerle ilgili bir geri çağırma olursa gerçekleşeceği sonucu ortaya çıkmaktadır. Madde hükmünün başında “...ürünlerin kullanılması veya tüketilmesi koşuluyla...” denilmektedir. Bu ifade koşul cümlesi olup bu koşul gerçekleşmeden sözleşme konusu riziko da gerçekleşmemiş olacak dolayısıyla tazminat gündeme gelmeyecektir.
Maddenin devamında “....bu ürünlerin piyasadan toplatılması giderlerinin karşılanması teminat altına alınmıştır...” denilmektedir. Piyasaya sunulmayan bir malın piyasadan toplatılması giderleri zaten oluşmayacaktır. Somut uyuşmazlıkta, henüz davacının fabrikasında bulunan mallar bakımından bunların kullanılmasından veya tüketilmesinden daha açık ifadeyle piyasaya sunulmasında ve sonrasında da bunların piyasadan toplatılmasından bahsetme imkanı yoktur.
Dolayısı ile bunlar bakımından riziko gerçekleşmiş sayılmaz. Riziko ancak piyasaya sürülen mallar bakımından sözkonusu olacaktır. Zeyilnamede de bundan başka anlam çıkarılmasını gerektirir bir hüküm bulunmamaktadır. Teminatlar başlığı 3. maddede teminat kapsamı sayılmıştır. Teminat kapsamında kalan zarar ancak piyasadan toplatılma gideri olacaktır.
Bu bağlamda poliçede 2.28 maddesinde sigortalının ürün geri çağırma giderleri rizikonun gerçekleşmesi sonucunda etkilenmiş sigorta konusu ürünleri incelemek üzere geri çekmek için sigortalı veya sigortalının distribütörü tarafından ödenmek zorunda kalan makul ve gerekli giderler anlamına gelir denilmektedir. Burada ürünün piyasa bedelinin veya üretim bedelinin geri çağırma kapsamında olduğuna ilişkin herhangi bir ifade geçmemeketdir.
İkame giderler başlıklı 2.9 maddesinde; geri çağrılan sigorta konusu ürünleri rizikodan sonra satılabilir kaliteye geri döndürmek veya çağrılıp imha edilmiş satılmaya veya orijinal kullanım amacına uygun olmayan sigorta konusu ürünleri benzer değerde ürünler ile değiştirmek için ödemekle yükümlü olduğu giderler anlamına gelir. İşte bu madde piyasaya sunulan bir ürünün imha edilmesi halinde onun yerine yenisini sunmak için ödemekle yükümlü olunan giderler de buna dahildir.
Somut uyuşmazlıkta, piyasaya sunulan ve geri çağrılan mallar sebebi ile poliçe kapsamında olan zararların tazmin edildiği davacının da kabulündedir. Piyasaya sunulmayan mallar bakımından ise yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde bu ürünlerle ilgili poliçede belritilen riziko gerçekleşmediği için tazminat da söz konusu olmayacaktır. Bu sebeple davacının henüz sevkiyatı yapılmayan iç ve dış depolarda bekleyen ürünler ile ilgili tazminat talebinin reddi gerekmişir.
Davacı henüz sevkiyatı yapılmayan iç ve dış depolarda bekleyen ürünlerin teminat kapsamında olmadığına dair bilgilendirme yapılmadığına ilişkin itirazı, davalı taraf 2.25 ürün geri çağırma başlıklı yazışmayı sunmuş, bu yazışmada davacının temsilcisine iç ve dış depolarda bekleyen ürünler için teminat veirlmediği belirtilmiştir.
Davacı bu yazışmanın otomotiv sektöründeki temsilci ile yapıldığını ileri sürese de hangi temsilci ile yazışma yapıldığını belirtmemiş kaldı ki yazışmanın başlığı da ürün geri çağırmadır.
Her ne kadar bilgilendirme formu davacıya verilmese de iç dış depo ürünlerine teminat verilmediğinin poliçe imzalanmadan önce davacıya bildirildiği kanatine ulaşılarak bu kapsamda sorumluluğunun olmadığı kanatine varılmıştır." gerekçesi ile davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, itiraz hakem heyetince iki aylık süreye uyulmadığını, talebin teminat kapsamında kaldığını, bilirkişilerin görev ve yükümlülüklerinin sınırlarını aşarak rapor düzenlediklerini, davaya konu talebin hukuki incelemeye tabi olup hukukçu hakemin de talebin teminat kapsamında kaldığına dair görüş bildirdiğini, kurulan ara kararların da hatalı olduğunu, ara kararda, araçta meydana gelen hasarın tespiti denildiğini, bu durumun ibraz edilen belgelerin incelenmediğini gösterdiğini, bilirkişilere gerçek zararın tespit edilmesi görevi verildiğini,
poliçe uyarınca “ikame giderler” ve “ imha giderleri” için verilen teminatların depoda kalan ürünler hakkında da geçerli olduğunu, bu konudaki uzman görüşünün dikkate alınmadığını, bu poliçe ile sadece ürün geri çağırma değil uygulamada CPI olarak nitelendirilen ve çok sayıda ek teminattan oluşan geniş kapsamlı bozulmuş ürünler sigortası güvencesi verildiğini, poliçenin başlığının yanıltıcı olduğunu, poliçenin 3., 18., 25. ve 26 . maddelerinde CPI kısaltmalarının yer aldığını, ibranamenin de bu yönde açıklamalar içerdiğini, ek teminatlar düzenlenirken CPI güvencesi oluşturulduğunu, davacı şirketin depo adresinin bildirildiğini,
depo adresinin bildirilmesinin dahi depodaki ürünlerin güvence altında olduğunu gösterdiğini, zilyetlik gerekçesinin ise sadece “geri çağırma giderleri” için nazara alınacağını, poliçede 9 adet teminat verildiğini, zilyetlik hususunun sadece imha gideri için düzenlendiğini, diğer 8 teminat için düzenlenmediğini, rizikonun hangi hallerde gerçekleşeceğine dair tanımın poliçede yapılmadığını, poliçenin kendi hükümlerine göre CPI poliçesi olarak kurulduğunu, bu nedenle CPI sözleşemesinin geçerli olduğunu, poliçedeki ürünlerin sigortalı tarafından üretilmiş olmasının yeterli olduğunu, bilgilendirme formu da verilmediğini,
bilgilendirme yapıldığına dair belirtilen mail yazısında sökme takma sözcüklerinden de anlaşılacağı üzere yazışmanın otomotiv için yapıldığını, şirketler topluluğunun bünyesinde bulunan otomotiv sektöründe faaliyet gösteren şirket de bulunduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi kapsamında tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davaya konu poliçeye 14 gün içinde itiraz edildiğine dair dosyada belge bulunmadığı, dolayısı ile dava konusu poliçenin mevcut hali ile yürürlüğe girmiş olmasına, davaya konu poliçede "Sigortanın Konusu" başlıklı maddesinde "ürünün/ürünlerin kullanılması veya tüketilmesi koşuluyla" denilmek suretiyle teminat verilmiş olmasına, bu kapsamda depoda kalan ürünler hakkında sigorta poliçesi ile güvence verilmemiş olmasına göre karar, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26593, K. 2023/8659, 6 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama