İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/26638 K.2024/2988

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2021/26638Karar2024/2988Tarih21 Mart 2024Okuma11 dk · 2.135 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/26638 E., 2024/2988 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mart 2024
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1337 Esas-2021/1551 Karar
Davacılar
1...., 2...., 3.... Vekili Avukat ...
Davalılar
1.... vekili Avukat ..., 2.... vekili Avukat ..., 3.... vekili Avukat ...
Dava tarihi
30.06.2016
Hüküm/karar
Davanın Kısmen Kabulü/Davalıların İstinaf Başvurusunun Reddi-Davacı Tarafın İstinaf Başvurusunun Kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılmasına, Yeniden Hüküm Tesisi ile Davanın Kısmen Kabulü
İlk derece mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2016/456 Esas-2020/842 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.135 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in sürücüsü ve davalı ...'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, 11.07.2015 tarihinde davacı ...'nün yolcu konumunda bulunduğu ve davalılardan ...'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu araca çarpması sonucu davacı ...'nün yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, çocuklarının yaralanması nedeniyle davacılardan ... ve ...'nün manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... yönünden 100,00 TL sürekli iş göremezlik,

100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden (davalı ... şirketleri yönünden dava tarihinden) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, davacı anne ... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline,

davacı baba ... yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... bakımından maddi tazminat talebi, 242.055,66 sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.594,64 TL geçici iş göremezlik ve tedavi gideri olmak üzere toplam 245.350.00 TL'ye yükseltilmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusur tespiti gerektiğini, davalı ... şirketinin sigortalının kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, davacıya maluliyeti nedeniyle 08.07.2016 tarihinde %25 kusur ve %5 maluliyet oranları esas alınarak 6.405,00 TL ödeme yapıldığını, ödemenin yapıldığı tarihteki verilere göre ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi gerektiğini, davacının kazaya ilişkin maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, maluliyetin tespit edilmesi halinde illiyet bağının bulunup bulunmadığının ve maluliyetin sürekli olup olmadığının da belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacının iş göremezlik oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumunca yapılması gerektiğini, tedavi giderleri talebinin teminat kapsamı dışında kaldığını, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacı ...'nün yaşı itibariyle öğrenci olduğunun sabit olduğu ve gelir getiren herhangi bir işte çalışmadığını, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı şartlarının oluşmadığını, müterafik kusur ve hatır taşıması yönünden indirim uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %12,1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve 6 ay iyileşme süresinin bulunduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın denetime elverişli bulunduğu, davacı ...'nün %20 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, hatır taşıması iddiasının ispatlanamadığı,

davacı ... yönünden takdiren 10.000,00 TL manevi tazminat, davacı annesi için 3.000,00 TL ve davacı babası için 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 4.449,10 TL iyileşme süresince efor kaybı, 115.235,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.375,71 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 122.060,31 TL tazminatın davalı ... şirketlerinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla 30.06.2016 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 10.000,00 TL,

davacı ... için 3.000,00 TL ve davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu, faiz belirlemesinin hatalı yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; maluliyeti kabul etmediklerini, hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin bir maddi zararı olmadığını, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında hükmedilen tazminattan sorumlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin teminat kapsamı dışında kaldığını, kusur tespitinin hatalı olduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, müterafik kusur indiriminin yetersiz oranda olduğunu, manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet ve kusur oranı tespitinin uygun bulunduğu, davacı ...'nün geçici iş göremezlik ve tedavi gideri yönünden zararının oluştuğu, davacının emniyet kemeri takmadığı sabit olduğundan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, hatır taşımasına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, faiz belirlemesinin isabetli olduğu, ancak davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az bulunduğu,

daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulü ile 4.449,10 TL iyileşme süresince efor kaybı, 115.235,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.375,71 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 122.060,31 TL tazminatın davalı ... şirketlerinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla ve faiz başlangıcının dava tarihinden itibaren,

diğer davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için takdir edilen 15.000,00 TL, davacı ... için takdir edilen 5.000,00 TL ve davacı ... için takdir edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranı tespitinin hatalı olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığını, ticari faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; maluliyeti kabul etmediklerini, hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin bir maddi zararı olmadığını, tedavi giderlerinin teminat kapsamı dışında kaldığını, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında hükmedilen tazminattan sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinin teminat kapsamı dışında kaldığını, kusur tespitinin hatalı olduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi oranının düşük olduğunu, hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin manevi tazminat miktarlarının yükseltilmesi kararının hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi oranının düşük bulunduğunu, davacının maluliyetinin bulunmadığını ve maluliyet tespitinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü/zorunlu trafik sigortacısı oldukları araçların karıştığı 11.07.2015 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yolcu konumundaki davacı ...'nün yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat istemi ile yaralanan davacının anne ve babası olan davacılar ... ve ...'nün manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1.Davalı ... vekilinin, davacılardan ... ve ...'ye yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı, davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.

Dosya içeriğine göre davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakla davacılardan ... yönünden hüküm altına alınıp davalı ... vekilince temyize konu edilen miktar 5.000,00 TL ve davacılardan ... yönünden hüküm altına alınıp davalı ... vekilince temyize konu edilen miktar 5.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur tespitinin dosya kapsamına uygun bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin maluliyete ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.

Somut olayda hükme esas alınan... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 16.11.2020 tarihli raporda, davacı ...'nün trafik kazası sonrası meydana gelen travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranının %12,1 olduğu belirlenmiştir.

Anılan raporun, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği görülmekle davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluşup olmadığı, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve oluşan iş göremezliğin ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına da raporda yer verilmediği anlaşılmaktadır.

Bu nedenlerle, 16.11.2020 tarihli rapor hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.

Bu durumda, davacının psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde (11.07.2015) yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır.

Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı,

ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

4. Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Dosya kapsamına göre kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacı ...'nün, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı da doğmamıştır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan ve gelir getirici bir işte çalıştığı tespit edilemeyen davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesince bu hesaplamaya göre hüküm kurulduğu, davalı ... şirketlerinin geçici iş göremezlik talebinin reddi gerektiğine ilişkin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince reddedildiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... şirketleri yönünden davacı ...'nün geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, davacılardan ... ve ...'ye yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin maluliyete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü; (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davacılar, davalılar ..., ... ve ...'e iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26638, K. 2024/2988, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/26638
Karar No
2024/2988
Tarih
21 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/26639 K.2024/4074
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/26647 K.2024/3420
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/26656 K.2024/3175
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/26666 K.2024/3788
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/26674 K.2024/3168
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/26678 K.2024/4073

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.