KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/26674 E., 2024/3181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/769 E., 2021/710 K.
Karar Metni
1.336 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Avukat ...
DAVALILAR
1. ... vekili Avukat ... 2. ...üvenlik ve Koruma San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 20.08.2013
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili ve davalı ...üvenlik Ve Koruma San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya kasko sigortalı bulunan aracın sigortalının evine girilip anahtarının alınması suretiyle çalındığını, araç bedelinin sigortalıya ödendiğini, hırsızlık olayında aracın çalındığı sitenin yönetimi ve güvenlik şirketinin kusurlu olduğunu belirterek, 210.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...üvenlik ve Koruma San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.02.2014 tarihli 2013/398 Esas 2014/32 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafın kasko poliçesine dayalı olarak halefiyet yoluyla davayı açtığı, bu durumlarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, davacı davasının HMK 114 maddesi gereğince görev yönünden dava şartı oluşmadığından HMK 115. maddesi gereğince davacı davasının görev yönünden usulden reddine, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine karar kesinleşmiştir.
Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.06.2024 tarihli 2014/173 Esas 2014/260 Karar sayılı ilamı ile H.M.K. 116/1-a, 117 maddeleri gereğince yetki ilk itirazının kabulüne, mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olan Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.06.2024 tarihli 2014/173 Esas 2014/260 Kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.10.2014 tarih 2014/18345 Esas 2014/13343 Karar sayılı ilamı ile
"...
Dava; 6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK 116/a maddesinde "kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı" nın ilk itirazlardan olduğu,
HMK 117/2.maddesinde "ilk itirazların dava şartlarından sonra inceleneceği",
HMK 114/c maddesinde "mahkemenin görevli olması" hususunun dava şartlarından bulunduğu,
HMK 115/2.maddesinde de "mahkemenin, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar vereceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının sigortalısı Ersoy Mak.San.Tic.Ltd.Şti ile davalılardan ...üvenlik ve Koruma San. Tic. Ltd. Şti tacir olup uyuşmazlık tacirler arası haksız eylemden kaynaklanmaktadır.
Bu halde uyuşmazlıkta Asliye Ticaret mahkemesi görevlidir.
Yetki ilk itirazı HMK 117/2 maddesi gereğince dava şartlarından sonra görevli mahkemece değerlendirileceğinden dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yetki itirazının görevsiz mahkemece değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.10.2015 tarihli ve 2015/147 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararı ile; HMK 114/1-c, HMK 115/11-2 uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davasının görev yönünden usulden reddine, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilmiştir.
Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.10.2015 tarihli ve 2015/147 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararının davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.06.2020 tarih 2020/199 Esas 2020/3358 Karar sayılı ilamı ile; hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... şirketinin sigortalısına ödeme yaptığı 210.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere TTK 1472 maddesine dayalı halefiyet hakkını vc buna bağlı husumet ehliyetini kazanmış olduğu şeklinde rapor tanzim edilmekle sorumluluk sebepleri raporda açıkça irdelendiği üzere dava dışı sigortalının aracının hırsızlık sonucu çalınması olayının her iki davalının güvenlik hizmetindeki zaafiyetinden kaynaklandığı anlaşılmakla birlikte sorumlu oldukları dava dışı sigortalının hırsızlık olayında kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne; 210.000,00 TL nin 18/06/2013 (ödeme tarihi) tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ...üvenlik Ve Koruma San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hisar Evleri Yönetimi vekili temyiz dilekçesinde; yapılan keşife ilişkin ara kararda mübaşir ve bilirkişilerin görevlendirilmesine karar verilmesinin HMK 288 inci maddesine aykırı olduğunu, hakimin bizzat müşahade ederek bilgi sahibi olması gerektiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, yapılan belirlemelerin görselle ortaya konulmadığını, davacı tarafça yaptırılan ekspertizden alıntılandığını, aydınlatma direklerinin ve mesafelerin ve projektör vs yeterli olduğunu, keşif saati itibariyle raporun yetersiz olduğunu, site yönetiminin kusurunun bulunmadığını,
tüm önlemlerin alındığını ve diğer davalı tarafça alınan risk analizinden haberdar olunmadığını, sigorta poliçesinde anahtar klozu ile anahtarın konut veya işyerinde kapalı ve kilitli halde muhafaza edilmesi halinde teminat kapsamında olduğunu, teminat kapsamında olmayan ödeme yapıldığından taraflarından talep edilemeyeceğini, mahkemece karar verilmeden önce aracın akıbeti hakkında emniyete yazı yazılmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ...üvenlik Ve Koruma San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; alınan rapor ile sitenin duvarlarının yeterli yükseklikte olmadığı, yer yer alçak ve yıkıntılı olduğu, kamera sisteminin bulunmadığı, aydınlatmanın yetersiz olduğu, söz konusu eksiklerin yapılan keşif ile tespit edildiğini, sitenin tamamen kendi sorumluluğunda olan yetersizlikler ile hırsızlığın meydana geldiğini, yapılan risk analizinin site yönetimine ve ilçe emniyete teslim edildiğini, kusur sorumluluğu değerlendirilmeden bu hususta rapor alınmadan karar verilmesinin yerinde olmadığını, yönetim ile imzalanan sözleşme doğrultusunda taraflarının sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 197, 218 ve 288 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, Kasko Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur (HMK 288/1). Keşif kararı, mahkemece, taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınır (HMK 288/2). Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK 266/1). Kanunda belirtilen haller dışında, deliller davaya bakan mahkeme huzurunda, mümkün olduğunca birlikte ve aynı duruşmada incelenir. Bu kural doğrudanlık ilkesinin bir sonucudur.
Somut olayda mahkemece; 25.01.2021 tarihli ara karar ile HMK'nın 218 inci maddesi uyarınca bilirkişiye gerektiğinde mahallinde inceleme ve rapora esas olup dosyada bulunmayan belgeler var ise birer suretinin eklenmesine, keşif için mahkeme mübaşirinin görevlendirilmesine ve keşif yapıldığının mahkeme mübaşiri ve bilirkişiler tarafından tutulacak tutanak ile bilgilendirilmesine dair ara karar verilip 11.03.2021 tarihli keşif tutanağında da başlıkta hakim ismi açılıp keşfin mübaşir ve katip imzası ve katılımı ile gerçekleştirildiği sabittir.
Mevcut hukuki düzenlemeler ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece, hakim gözetiminde keşif yapılması ve bilirkişi raporu alınması gerekirken, bu yola başvurmadan mübaşir ve bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi vermesi delillerin mahkeme huzurunda toplanacağına dair HMK’nın 197 in maddesine aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle kanuna uygun olarak alınmayan rapora göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2. Kabule göre de; dava rücuen tazminat istemine ilişkin olup, zararın doğmasına neden olduğu iddia edilen davalılardan her biri, yalnızca kendi kusuruna isabet eden miktardan sorumludur. Davalıların mahkemece takdir edilen zararın tamamından müteselsilen sorumlu tutulmaları doğru değildir. Rücuda teselsül olmaz ilkesi uyarınca, her bir davalının somut olaydaki kusur ve sorumluluk durumunun belirlenmesinin ardından varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalı tarafın hükmedilen tazminattan müteselsilen sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
3. Bozma neden ve şekline göre; taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekili ve davalı ...üvenlik ve Koruma San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26674, K. 2024/3181, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama