KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/27203 E., 2024/407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1515 E. 2021/1716 K.
- Dava tarihi
- 02.08.2016
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi, İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
- İlk derece mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/688 E. 2020/495 K.
Karar Metni
1.049 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.11.2013 tarihinde meydana gelen çok taraflı trafik kazasında, davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortaladığı aracın davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarptığını, kaza nedeniyle davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak davası olarak; 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf maluliyetini önleyici tedbir almadığından olayda müterafık kusurlu olduğunu, kusur ve maluliyet raporlarının Adli Tıp Kurumu'ndan aldırılması gerektiğini belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. "Somut olayda davalının ZMM sigortacısı olduğu 01 YD 354 plakalı aracın yaptığı kaza sonucunda davacı meslekte kazanma gücü kaybına uğramamış, 3 hafta geçici iş görmezliğe uğramıştır. Kazada sigortalı araç sürücüsü %100 kusurludur. Davacı taraf Ç.Ü.
Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 13.06.2016 tarihli rapora dayanarak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporuna itiraz etmiş olmakla birlikte Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 26.09.2019 tarihli raporla da davacının kalıcı maluliyete uğramadığı belirlenmiştir.
Davacının 3 haftalık geçici iş görmezlik zararı 562,58 TL olmakla birlikte sigorta şirketi tarafından davacıya daha önce 18.715 TL ödenmiş olduğu dikkate alındığında davacının tazmini gereken zararının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenlerle davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında İstanbul ATK 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 26.09.2019 tarihli raporda davacının sürekli maluliyetine mahal olmadığı ve iyileşme süresinin 3 haftaya kadar uzayabileceği değerlendirmesi yapıldığını, mahkemece dosyasında mevcut Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen 13.06.2016 tarihli raporda ise davacının tüm vücut kaybı oranının %11,2 olarak değerlendirildiğini, dava dosyasına sunulan maluliyet raporları arasında fahiş fark bulunmasına rağmen mahkemece bu çelişkiler giderilmeden hüküm tesis edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
"Mahkemece dosya davacının maluliyetinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna sevk edilmiş, ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 16.07.2018 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan 11.10.2008 tarih 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği ve davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyete uğramadığı, iş göremezlik süresinin ise 3 haftaya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Son olarak dosya içerisindeki mevcut maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından 26.09.2019 tarihli rapor düzenlendiği, mahkemece hükme esas alınan söz konusu raporda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu, Ç.Ü.
Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporu ve davacının tıbbi belgeleri değerlendirilmiş ve raporun kaza tarihinde yürürlükte olan 11.10.2008 tarih 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği, yine davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyete uğramadığı, geçici iş göremezlik süresi ise 3 haftaya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Buna göre davacı vekili istinaf başvurusunda her ne kadar mahkemece alınan maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, davacının maluliyetinin bulunduğunu ileri sürmüş ise de, bu iddiasına ilişkin olarak herhangi bir tedavi evrakı, tıbbi belge ya da heyet raporu sunulmadığı,
dosya içerisinde bulunan ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporun ise davacının kazadan sonraki tüm tedavi evrakları, hastane kayıtları incelenmiş ve gelişen süreçte davacının yeni tarihli film ve grafileri incelenmek sureti ile kaza tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun şekilde, dosya içerisinde mevcut maluliyet raporları da değerlendirilerek hazırlandığı, tüm bunlara göre davacının geçirmiş olduğu kazadan kaynaklı herhangi bir maluliyetinin bulunmadığı, davacının rapora ilişkin itirazlarının soyut itiraz niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle mahkemesince davacının maluliyetinin bulunmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacının istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davacının %11,2 oranında maluliyetinin bulunduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerektiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 88, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, raporlar arasındaki çelişkinin 26.09.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile giderilmiş olmasına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27203, K. 2024/407, 15 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama