KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/27442 E., 2022/10813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
706 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar vekili ve davalı ... (Halk) Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 04/03/2019 tarih, 2016/8427 Esas ve 2019/2391 Karar sayılı ilamında özetle; davacı eş ...için, davaya konu kaza tarihi ile davacının yeniden evlendiği tarih arasındaki süre için tazminatın hesaplanması konusunda ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi; davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak, talep edilmeyen geçici işgöremezlik tazminatının hüküm altına alınmaması; davacıların davalı ... şirketine 22/10/2010 tarihinde başvurduğu gözetilerek, bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 04/11/2010 tarihinden itibaren davalı sigortacı için temerrüt faizine hükmedilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 8.647,71 TL, ... için 33.382,76 TL. ve... için 23.432,67 TL. maddi tazminatın kaza (sigortacı için 04/11/2010) tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine; davacı ... için 5.000,00 TL. ve diğer davacılar için 25.000,00'er TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketine yönelik manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... (Halk) Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına; davacı eş ...için tazminatı usulünce hesap eden 11/05/2020 tarihli aktüer raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine göre, davacılar vekili ve davalı Halk Sigorta A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ...'nın eşinin ölümü nedeniyle hesap edilen 133.831,62 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 40.000,00 TL. manevi tzminatın tahsili yönünde kurulan ilk hükmün, sadece maddi tazminat yönünden davalı Halk Sigorta A.Ş. yararına bozulduğu; bozma kapsamında davacının yeniden evlendiği tarihe kadar hesap edilen maddi tazminat hüküm altına alınırken, adı geçen davacı eş için ilk kararda hükmedilen manevi tazminatın miktarı yönünden bir bozma yapılmadığı halde, manevi tazminatın da 40.000,00 TL'den 5.000,00 TL'ye düşürülmesiyle hüküm tesis edildiği görülmektedir.
Mahkeme ilk hükmünün, sadece davacı eş...'nın maddi tazminatı yönünden bozulduğu ve bozmaya uygun biçimde bu zararın 8.647,71 TL olarak belirlendiği; ilk kararda hüküm altına alınan 40.000,00 TL'lik manevi tazminat yönünden, davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu açıktır.
Açıklanan nedenler karşısında mahkemece; davacı ... için ilk kararda hüküm altına alınan ve bozma kapsamında yer almadığı için kesinleşen 40.000,00 TL'lik manevi tazminata karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan, bozma ilamının kapsamı aşılarak ve manevi tazminat düşürülerek karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı yanın kazanın oluşumundaki tam kusuru üzerinden, 16/05/2014 tarihli aktüer raporuyla hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatlarının hüküm altına alındığı mahkeme ilk hükmünün, davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nce de davacılar... ve ... için hükmedilen maddi tazminatlar konusunda bir bozma yapılmadığı; mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada alınan (güncel verilerle tazminatın yeniden hesap edildiği) 11/05/2020 tarihli aktüer raporundaki tazminatları talep etmede davacıların haklı olduğu,
ancak bozmadan önceki ıslah talebiyle bağlı kalındığı gerekçesiyle, ilk hükümdeki maddi tazminatların yeniden hüküm altına alındığı görülmektedir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamının kapsamı (davacı ... ve ... yönünden maddi tazminatlar için bozma yapılmadığı) dikkate alındığında, mahkemenin anılan bu kabulü yerinde olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; mahkeme ilk hükmüne ilişkin önceki bozma ilamının kapsamı, davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan 16/05/2014 tarihli hesap raporuyla belirlenip davacılar... ve ... lehine hüküm altına alınan maddi tazminatların kesinleştiği ve davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. Bu itibarla; davacılar... ve ... için maddi tazminata ilişkin olarak verilen mahkeme ilk hükmü bozma kapsamı dışında kalmakla kesinleştiği halde, bu hususta yeniden (güncel verilerle hesaplamanın yapıldığı 11/05/2020 tarihli aktüer raporundaki miktarları talepte davacıların haklı olduğu kabulüyle) hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan, hükmün bozulması gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27442, K. 2022/10813, 26 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama