KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/3949 E., 2021/5840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkındaki Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen başvurunun kısmen kabulüne dair karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen 04/11/2019 tarih 2019/İHK-15818 sayılı itirazın kabulü ile başvurunun usulden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili Sigorta tahkim komisyonu başvurusunda; 09.04.2016 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yaralanarak malul kaldığını beyanla belirsiz alacak olarak 5000 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 100 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın 15/11/2018 tarihinen itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık hakem heyetince tüm dosya kapsamına göre; başvurunun kısmen kabulü ile 186.000,00 TL sürekli işgöremezlik, 4683,54 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere 190.683,54 TL tazminatın 28.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyetince; davalı vekilinin itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyetinin kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun usulden reddine, ret sebebine göre diğer itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş; itiraz hakem heyeti kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı 09/01/2019 tarihli rapora göre davacının % 21 oranında malul kaldığı, yine uyuşmazlık hakem heyeti ara kararı üzerine alınan .. Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24/05/2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 45 olarak belirlenmiştir.
Anılan bu raporların tanziminde 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı görülmekte olup, her iki rapor da kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmiş ise de arada fahiş fark bulunup birbiriyle çelişkili olduğu açıktır.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından; her iki raporun denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle davacıya 20 gün kesin süre verilmiş, bu kesin sürede müracaatını belgelendirmediği takdirde başvurusunu kanıtlayamamış sayılacağının ihtarına karar verilmiş; rapor sunulmaması üzerine de davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının kabulüne karar verilmiştir.
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında itiraz hakem heyetince; hakem heyetince verilen kesin sürede süresi içerisinde raporun sunulmamasının sonuçlarının ihtar edilmeden usulden ret kararı verildiği gibi tahkim yargılamasında yapılacak tahkikatte usule aykırı raporların sunulduğunun tespiti halinde Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinde HMK çerçevesinde tahkim yargılaması yapılacağı belirtildiğinden hakem heyetince usule uygun raporların alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HUMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı HMK'nın 431. maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiştir. Bu durumda.
Adli Tıp Kurumu'ndan veya en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, davacının bizzat muayenesi de yapılarak, dosya kapsamındaki raporlar arasındaki çelişki de giderilmek suretiyle kaza ile illiyet bağı içindeki rahatsızlıklara dair maluliyet oranını 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleyen bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, maluliyet rapor eksikliğini tamamlamadan karar verilmesi,
eksik inceleme niteliği taşımakta olup bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/3949, K. 2021/5840, 30 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama