KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/4351 E., 2021/8488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 12/09/2017 tarih 2017/İHK-3504 sayılı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, 02/09/2015 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, davacıların eşi ve babası olan araç sürücüsünün vefatı nedeniyle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, bu vefat nedeniyle uğranılan zararın tazmini için sigorta şirketine başvurulduğunu ancak olumlu bir cevap verilmemesi üzerine iş bu başvurunun yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiş; 12/05/2017 tarihli dilekçesi ile dava değerini müvekkili ... için 153.910,85 TL, müvekkili ... için 40.150,28 TL, müvekkili ... için 35.712,40 TL olarak arttırmıştır.
Davalı vekili, başvurunun reddi gerektiğini savunmuştur.
... Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun kabulü ile davacı ... için 153.910,85 TL, davacı ... için 40.150,28 TL, davacı ... için 35.712,40 TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, davalının itirazının reddine karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacılardan kazada ölenin eşi ... tarafından temyiz aşamasında sunulan 22/03/2018 tarihli dilekçe ekinde yer alan “Alacağın Temliki Sözleşmesi” başlıklı belgede, davacı ... ile çocukları ..., ...’ın başvuru konusu kazadan doğan alacaklarını 258.935,32 TL bedelle ...’a devrettikleri anlaşılmıştır.
Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar.
Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temlik konusu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) çocuk ile ana ve baba arasındaki hukukî işlemleri düzenleyen 345. maddesinde ise "Çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir hukukî işlemle çocuğun borç altına girebilmesi, bir kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlıdır." düzenlemesi yapılmıştır.
Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince, TMK’nın 345. maddesi kapsamında 22/03/2018 tarihli alacağın temliki sözleşmesinde, davacı küçükler ... ile...’ın menfaati ile davacı anne ...’ın menfaati arasında çatışma olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/4351, K. 2021/8488, 9 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama