KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/4352 E., 2021/6607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 26/04/2019 tarih 2019/İHK-3997 sayılı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalıya sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; 18/01/2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 43.455,27 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından 16/11/2015 tarihinde ibraname ile ödeme yapıldığı, ibranamenin alınmasının ardından iki yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra başvurunun yapıldığını, bununla birlikte davacının ceza dosyasında tazminat hakkından feragat etiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, başvurunun kabulü ile 43.455,27 TL’nin 16/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, davalının itirazının reddine karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 73. maddesinin 7. fıkrasında, “Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikâyetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dosya kapsamından; davacının ... Sulh Ceza Mahkemesine sunduğu 19/07/2013 tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesinde, şikayetten vazgeçme beyanı ile birlikte 07/04/2013 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin tüm şahsi hak ve taleplerinden vazgeçtiğini, kazayı dava konusu yaparak bir hak ve talepte bulunmayacağını gayri kabili rücu kabul ettiğini, kaza sonucu meydana gelen tüm maddi ve manevi zararları ve haklarının karşılandığını ve başkaca kazayla ilgili bir hak ve alacağının kalmadığını da kabul ettiğini, TCK’nın 73/7 gereğince tüm şahsi hak ve taleplerinden vazgeçtiğini açıkça beyan ettiği görülmüştür.
Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, davacının 19/07/2013 tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesinde, başvuruya konu trafik kazası nedeniyle maddi tazminat ve tüm şahsi haklarından vazgeçtiğinin açıkça beyan edilmesi gözetilerek TCK’nın 73/7. maddesi uyarınca başvurunun reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/4352, K. 2021/6607, 12 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama