KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/4466 E., 2021/8822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
689 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 11/06/2019-2019/İHK-6824 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davacının idaresindeki araçla seyir halindeyken 16/04/2017 günü meydana gelen trafik kazasında ağır yaralandığını ve vücudunda maluliyet oluştuğunu, davalıya sigortalı aracın tam kusurlu olduğunu, sigortaya müracaat edilmesine rağmen zararın giderilmediğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalarak davacıda oluşan çalışma gücü kaybı nedeniyle 5.500,00 TL, ... tarafından karşılanmayan tedavi gideri olarak 500,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteminde bulunmuş, ıslah yoluyla tazminat istemini 203.322,92 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacıya 15/05/2018 tarihinde 47.794,00 TL tazminat ödendiğini belirterek, talebin usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kabulü ile 202.822,92 TL bakiye sürekli iş göremezlik ve 500,00TL tedavi gideri olmak üzere toplam 203.322,92 TL tazminatın 28/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş; karara, davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; davalı tarafın itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybı oluştuğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte
Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, ayrıca çoçuklar için 20.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmelik” hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; davacıda oluşan maluliyetin tespitine yönelik, 02/11/2017 tarihli ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporu’nda davaya konu olay nedeniyle davacıda %35 oranında maluliyet oluştuğu tespitine yer verilmiş ve söz konusu raporda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine atıf yapılmışsa da içerik olarak ilgili yönetmeliğe uygun ve denetime elverişli bir rapor değildir.
Şu halde, itiraz hakem heyetince davacının, kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları eklenerek, dosyada mevcut raporlar da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, adli tıp kurumu ve üniversitelerin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşlardan rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik nceleme ve yetersiz maluliyet tespit raporuna dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum itiraz hakem heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir.
3- Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17. maddesi, 2. fıkrasında da, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi 2. fıkrası gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nisbi vekalet ücretine karar verilmesi de isabetli olmamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/4466, K. 2021/8822, 22 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama