KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/5040 E., 2021/7132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 02/05/2018 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebin 102.723,43 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; talebin kabulüne 102.7723,43 TL tazminatın 27/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemin ilişkindir.
Haksız fiile dayalı tazminat davalarında kusurun belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Dava konusu trafik kazasına ilişkin kaza sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında; davacı “aracın hızını kavşaklara yaklaşırken dönemeçlere girerken yaya geçitlerine yaklaşırken azaltmak”, davalı sigortalı araç sürücüsü ise “kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak geçiş hakkı olan araçlara geçiş hakkını vermek” kurallarını ihlal ettikleri rapor edilmiştir.
Hükme esas alınan 11/05/2020 tarihli adli trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen kusur raporunda, davalı ... şirketinin sürücüsü “bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara,geçiş hakkını vermek zorundadır” kusurundan %100 kusurlu bulunmuş,davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaat edilmiştir.
Bu yönüyle trafik kazası tespit tutanağı ile hükme esas alınan rapor arasında çelişki mevcut olup bu çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, Adli Tıp Kurumu, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
3-İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 11/05/2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda;davacının TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresi belirlenmeden, davacının 99 yaşına kadar yaşama ihtimali olduğu kabul edilerek ve bu yaş baz alınarak, işleyecek aktif dönem ile işleyecek pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri de açık bir şekilde yazılmamış olup bu yönüyle rapor denetime elverişli değildir.
Bu durumda; davacının TRH 2010 Tablosuna göre bakiye ömür süresi belirlenerek, aktif ve pasif dönem başlangıç bitiş tarihleri ve süreleri gösterilmek suretiyle denetime elverişli yeni bir bilirkişiden rapor alınıp, oluşacak sonuca göre hükmü temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/5040, K. 2021/7132, 19 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama