KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/5661 E., 2021/6698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 07/08/2019 tarih ve 2019/İHK-9659 sayılı davalı tarafın itirazının kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne dair kararın, süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
KARAR
Davacı vekili, 05/04/2017 tarihinde davacının sürücüsü olduğu aracın davalıya ... ile sigortalı araç ile çarpışması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000,00.-TL kalıcı maluliyet talebinin faizi ile tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile talebini 147.585,42 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, başvurunun kabulü ile sürekli iş göremezlik zararı olan 147.585,42 TL’nin 01/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalının itirazının kısmen kabulü ile 120.563,05 TL’nin 01/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerini aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeni ile bedensel zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur.
Davacıda oluşan maluliyetin tespitine yönelik olarak alınan raporda, davaya konu kazada davacının ...
Devlet Hastanesinde 09/04/2017-22/05/2017 tarihleri arasında yapılan psikiyatr muayenesinde travma sonrası stres bozukluk tanısının konulduğu, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yönetmelikine göre davacının %23.2 oranında malul kaldığı bildirilmiş, Hakem Heyetince davacının sürekli iş göremezlik zararının 147.585,42 TL olduğu kabul edilerek bu miktar üzerinden başvurunun kabulüne karar verilmiş,
karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılarak 120.563,05 TL sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda davacı vekilince dosyaya sunulan maluliyet raporunda; davacının travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %23.2 olarak belirlenmiş, ../...
davalı vekili, kaza ile davacının psikolojik rahatsızlığı arasında illiyet bağı olmadığını savunmuş, hakem heyetince de bu rapor karara esas alınarak talebin kabulüne karar verilmiştir. Davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu nedenlerle bilirkişi raporu karar vermeye elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra, davacının muayenesi yapılarak üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmek üzere, itiraz hakem heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. Fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17.maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Somut olayda Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce, AAÜT uyarınca hesaplanan nispi vekalet ücreti takdir edilmiştir. Davalı vekilinin karara itiraz etmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin bu yöndeki itirazının reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan ilkelere göre davacı yararına hükmedilmesi gereken vekalet ücreti AAÜT’ne göre Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretinin altında kalacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/5661, K. 2021/6698, 13 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama