KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/6359 E., 2021/8897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 17/07/2020 tarih 2020/İHK-12013 sayılı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalı nezdinde ... poliçesi olan aracın yol kenarında bekleyen müvekkiline çarparak yaralanmasına sebep olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL geçici ve 50,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 100,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 93.534,24 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kısmen kabulü ile 87.749,80 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 11/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Kazanın meydana geldiği 27/07/2016 tarihi itibari ile “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik” yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmeliğe göre belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda davacı vekilince dosyaya sunulan ... Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 10/05/2019 tarihli raporunda; davacının davaya konu trafik kazasından önce de bel fıtığı rahatsızlığının olduğu, kazadan sonra şikayetlerinde artış olduğu ve bacak ağrılarının başladığı, davacının yapılan muayenesinde bel hareketlerinin her yöne ileri derecede ağrılı olduğu,
rotasyonlarının her yönde sınırlı ve kısıtlı olduğu tespit edilmiş, lomber omurganın özürlülüğüne bağlı olarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'ine göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı % 13 olarak hesaplanmış, hakem heyetince bu rapor hükme esas alınarak talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili ise kaza ile davacının rahatsızlığı arasında illiyet bağı olmadığını, davacının kaza tarihinden önce de bel ağrıları yaşadığı hususunun ...
Devlet Hastanesinin 22/12/2017 tarihli epikriz formunda belirtildiğini, davacının kaza öncesinde bel ağrısı ve bel fıtığı sebebiyle takip edilmekte olduğunu, dolayısıyla aynı bölgede meydana gelen kaza sebebiyle oluşan araz ile hali hazırda mevcut arazın ayrımı yapılmadan düzenlenen raporun kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle maluliyet raporunun yeterli olmadığını savunmaktadır.
Davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun da belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu nedenlerle maluliyet raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, davacının bel ağrısı ve bel fıtığı tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen lomber omurganın özürlülüğüne bağlı rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği ve maluliyet oranı tespit edilerek sonucuna göre davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, maluliyet ile fiil arasındaki illiyet bağı yönünden değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17. maddesi ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek: RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin
altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/6359, K. 2021/8897, 22 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama