KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/6443 E., 2021/9009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce başvurunun usulden reddine dair karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 22/09/2019 tarih 2019/İHK-12342 sayılı itirazın kabulüne, başvurunun kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalıya sigortalı aracın karıştığı kazadan dolayı müvekkilinin sürekli maluliyeti bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 39.000,00 TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; 12/09/2019 tarihli dilekçesi ile talebini 330.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından başvurunun usulden reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile başvurunun kabulüne, 330.000,00 TL’nin 26/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte başvurana verilmesine dair karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçeye özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan ... Üniversitesinden alınan 15/10/2018tarihli raporda davacının travma sonrası stres bozukluğu ve yumuşak doku travmasına bağlı tüm vücut fonksiyon kaybı oranı % 70 olarak hesaplanmış, hakem heyetince bu rapor hükme esas
alınarak talebin kabulüne karar verilmiştir. Travma sonrası stres bozukluğunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği konusunda Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde psikiyatri uzmanı da bulunan bir heyetten kaza ile stres bozukluğu arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığını tespit eden, açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre, davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3-Hakem Heyetince hükme esas alınan 11/09/2019 tarihli hesap raporunda muhtemel ömür süre sonunun belli olmadığı anlaşılmakla davacı için, TRH 2010 ... Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve bakiye ömür süresi sonu raporda açıklanmak üzere yeniden bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/6443, K. 2021/9009, 23 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama