KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/6700 E., 2021/10057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 25/02/2012 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,talebini 59.475,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; talebin kabulü ile 59.475,00 TL’nin 11/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 25/02/2012 tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğ'üne, 11/10/2008 - 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğ'ine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğ'ine, 01/06/2015 - 20/02/2019
tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak, ... Üniversitesi Hastanesi tarafından 07/12/2017 tarihinde düzenlenen raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğ'ine göre %2,1 oranında sürekli maluliyetinin olduğu, kaza tarihindeki düzenlenmiş tedavi belgeleri ile muayene edilmeden tespit edilmiş olup bu rapor hükme esas alınmıştır. Her ne kadar kaza tarihine uygun yönetmeliğe göre rapor alınmışsa da kaza tarihi ile rapor tarihi arasında geçen süre dikkate alındığında muayene edilmeksizin kaza tarihindeki tedavi evrakları ile maluliyetin belirlenmesi uygun görülmemiştir.
Buna göre, maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde davacının muayenesi yapılmak koşuluyla usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, önceki raporun da irdelendiği, ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan ya da en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp sonucuna göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek) karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/6700, K. 2021/10057, 9 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama