KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/7255 E., 2022/4634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 2019/İHK-11122 sayılı kararın, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 10/06/2017 günü davacının yaya haldeyken davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuruyla meydana gelen trafik kazasında yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu, usulüne uygun başvuruya rağmen davacıya ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalarak 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsili isteminde bulunmuş, bedel artırım dilekçesiyle toplam talebini 55.717,29 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, talebin usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; başvurunun kısmen kabulü ile 14.817,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL rapor ücreti toplamı olan 14.917,56 TL tazminatın 09/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş; karara karşı taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak başvurunun kısmen kabulü ile 54.158,48 TL maluliyet tazminatı ile 100,00 TL rapor ücretinin 09/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş; karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyizi yönünden;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2. maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin
üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı lehine maktunun altında vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hakem kararının 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Somut davada, İtiraz hakem heyeti tazminat hükmü oluştururken “100,00 TL adli tıp rapor ücreti”ni de tazminat kapsamında kabulüne karar vermiştir. Oysa rapor ücretinin yargılama gideri olarak kararda gösterilmesi gerekmekte olup, yanlış değerlendirme ile asıl alacağa eklenmesi ve yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hakem kararının 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar başlığında davacı küçüğün yaşı ile başvuru dilekçesi ve vekaletname birlikte gözetilerek davacı ...’a velayeten Gülfiye Koç ve Recep Koç olarak başvuran tarafın gösterilmesi gerekirken sadece ... şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmekle bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/7255, K. 2022/4634, 14 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama