KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/795 E., 2021/3354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Av.... tarafından, davalılar Türkiye Garanti Bankası Anonim Şirketi ve ... aleyhine 24.12.2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısman kabulüne dair verilen 23.10.2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
1)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Davacı vekili; davalılardan Garanti Bankasına herhangi bir müracaatı ve sözleşmesi bulunmamasına rağmen, anılan banka nezdinde davacının kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle adına kredi kartı çıkartıldığını ve bu kartın kendisine ait olmayan bir adreste diğer davalı ... AŞ’nin elemanı tarafından, kimlik kontrolünde gerekli dikkat ve özen gösterilmeden dava dışı üçüncü kişiye teslim edildiğini, sözü edilen kredi kartının bilgisi dışında üçüncü kişi tarafından kullanılmasından doğan borç nedeniyle davacı aleyhine bankaca icra takibi yapıldığını, bu şekilde oluşan maddi ve manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine dair verilen ilk hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21/02/2019 tarihli ve 2016/15892 esas, 2019/939 karar sayılı ilamı ile davacının diğer temyiz itirazları reddedilerek, “davalı bankanın basiretli bir tacir gibi kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek davacı adına kredi kartı çıkartılmasına ve davacının haksız icra takibine uğramasına neden olduğu, diğer davalı kurye şirketinin ise gerekli kimlik kontrolü yapmadan, kimlik numaralarını karşılaştırmadan, kredi kartını kimlik numarası farklı olan üçüncü bir kişiye gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin temsil ettiği anlaşıldığından, davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda mahkemece maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesinde “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Mahkemece maddi tazminat isteminin reddine karar verildiğine göre, davalılar her ne kadar kendilerini ayrı ayrı vekillerle temsil ettirmişler ise de ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/795, K. 2021/3354, 21 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama