İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/929 K.2021/1609

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 23/10/2017 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüyle Eskişehir İli Tepebaşı İlçesi…

Esas2021/929Karar2021/1609Tarih25 Mayıs 2021Okuma7 dk · 1.340 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/929 E., 2021/1609 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mayıs 2021
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.340 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 23/10/2017 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüyle Eskişehir İli Tepebaşı İlçesi Hoşnudiye Mahallesi 2169 ada 113 parselde kayıtlı bodrum kat 1 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile diğer davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen 23/10/2018 günlü karara karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede;

davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf talebinin HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince ayrı ayrı kabulü ile Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/10/2018 tarih, 2017/448 Esas 2018/455 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğinden davanın tapu iptali ve tescil istemi yönünden davacının aktif husumet ehliyeti,

TBK'nun 19. maddesi gereğince de hukuki yarar ve dava şartı yokluğundan reddine dair verilen 16/12/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin Eskişehir ili Tepebaşı ilçesi Hoşnudiye mahallesi 2169 ada 113 parselde kayıtlı Dante Cafe adlı iş yerini davalılardan İlhan Bayrakçı'dan 03/09/2012 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, kafeyi devraldıktan sonra yaptığı yatırımlar ile cazip bir işletme haline getirdiğini, davalı ...'ın cazip hale gelen iş yerini geri alabilmek için müvekkili aleyhine Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/2053 esas sayılı dosyası ile iş yerinde sözleşmeye aykırı tadilat yaptığından bahisle tahliye davası açtığını, yargılama neticesinde mahkemece davanın esastan reddine karar verildiğini,

bunun üzerine davalı ...'nın müvekkilini taşınmazdan tahliye etmek amacıyla muvazaalı ve hileli bir şekilde taşınmazı diğer davalı ...'e gerçek bedelinin çok altında bir bedelle satış suretiyle devrettiğini, yeni malikin taşınmazı sözleşme bitiminde tahliye etmesi amaçlı ihtarda bulunduğunu, akabinde 06/09/2017 tarihinde Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1722 esas sayılı dosyası ile ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açtığını,

taraflar arasındaki devir işleminin muvazaalı ve müvekkilini taşınmazdan çıkartmak amaçlı olduğunu belirterek tapuda gerçekleştirilen satış işleminin muvazaalı olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; müvekkilinin dava konusu iş yerini 1998 yılında satın aldığını ve kafe işletmeciliği yaptığını, 2012 yılında da davacıya kiraya verdiğini, daha sonra taşınmazı satma niyetine girdiğini, buna ilişkin gazete ilanı verdiğini, diğer davalının da müvekkili ile anlaşması sonucu 150.000,00 TL bedel karşılığı satışın gerçekleştiğini, davacının kiracı olup mülkiyet hakkı bulunmadığından dava açmakta hukuki yararı ve taraf ehliyeti olmadığını, satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili; davacının mülkiyet hakkı bulunmadığından aktif husumet ehliyeti olmadığını, davanın esası yönünden ise müvekkilinin taşınmazı diğer davalıdan 150.000,00 TL bedel karşılığı satın aldığını, satışın gerçek olduğunu, davacının amacının müvekkili tarafından davalıya karşı açılan ihtiyaçtan kaynaklı tahliye davasını uzatmak olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının hakkında açılan tahliye davası nedeniyle muvazaadan kaynaklı iptal davası açmakta hukuki menfaatinin bulunduğunun kabulüyle her ne kadar davalı ... taşınmazın satışı için yerel gazetede ilan vermiş ise de, davacı tanıklarının sürece ilişkin görgüye dayalı somut anlatımları, tahliye dosyaları ve bilirkişi raporu ile taşınmazın satışına yönelik bilgi almak ve görüşme yapmak için kendisini arayan davacı tanıklarına kaçamaklı cevaplar vererek taşınmazı gerçekte satış iradesinin olmadığını ortaya koyduğu,

bilirkişi raporuyla taşınmazın satış tarihindeki gerçek bedelinin 667.968,00 Tl olduğunun belirlendiğini, satış tarihindeki gerçek bedelle taraflar arasındaki satış bedeli arasında mislini aşacak derecede fark bulunduğu, tahliye dosyaları ile de davalının amacının davacıyı taşınmazdan tahliye etmek olduğu gerekçesiyle sübut bulan davanın kabulü ile Eskişehir ili Tepebaşı ilçesi ...

Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı bodrum kat 1 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile diğer davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekillerince istinafa başvurulması üzerine de bölge adliye mahkemesince;

tapu iptali ve tescil yönünden aktif husumet ehliyeti, TBK’nın 19. maddesi gereğince de hukuki yarar ve dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmediğinden davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf istemlerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına buna göre yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğinden; davanın tapu iptali ve tescil istemi yönünden davacının aktif husumet ehliyeti, TBK’nın 19. maddesi gereğince de hukuki yarar ve dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, TBK'nın 19. maddesine dayanılarak açılmış muvazaa hukuksal nedenine dayalı tespit ve iptal istemine ilişkindir.

Muvazaa kısaca irade ile beyan arasında bilerek yaratılan uyumsuzluk şeklinde tanımlanabilir. Muvazaada taraflar üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan, aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak için anlaşarak bazen aslında bir sözleşme yapma iradesi taşımadıkları halde görünüşte bir sözleşme yapmaktadırlar (mutlak muvazaa). Yanlar ister salt bir görünüş yaratmak için, ister başka bir sözleşmeyi gizlemek amacıyla, sözleşme yapsınlar görünüşteki sözleşme gerçek iradelerine uymadığından, tabandaki sözleşmede tapulu taşınmazlarda şekil koşullarını taşımadığından geçersizdir.

Her ne kadar muvazaayı düzenleyen BK.'nın 18. maddesinde ve öteki kanun hükümlerinde muvazaalı sözleşmelerin hüküm ve sonuçları hakkında bir açıklık bulunmamakta ise de; taraflar arasında alacak ve borç ilişkisi doğurmayacağı, muvazaanın varlığının hiçbir süreye bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği, mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerektiği, belirli bir sürenin geçmesi sebebin ortadan kalkması veya ilgililerin olur vermesi ortaklaşa kabul edilmektedir.

Hemen belirtmek gerekir ki, muvazaa nedeniyle geçersiz sözleşmeye dayanılarak bir taşınmazın tapuda temliki yapılmışsa bu tescil yolsuz bir tescil hükmündedir. Tapuda yapılan temlik ve tesciller illi işlemler olduğundan tapunun dayanağı sözleşme geçersiz ise tapu kaydının da Medeni Kanun'un 933. maddesine göre iptali gerekir. Ayrıca muvazaalı sözleşmeler yapıldığı andan itibaren taraflar arasında hüküm ve sonuç doğurmayacağından açılan dava sonunda verilen karar, yenilik doğurucu (inşai) bir hüküm değil, açıklayıcı (ihdasi) bir hüküm durumundadır.

Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratılanlar, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü, danışıklı olan bir hukuki işlem haksız eylem niteliğindedir. İşlemin danışıklı olduğu kanıtlanırsa davacı, kiracısı olduğu taşınmazın davacının mülkiyetinde olduğunun tespitinden yararlanabilecektir. Davacının bu davadaki amacı, muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olduğunu ileri sürdüğü kiracılık ilişkisinin tesis edildiği taşınmazın satışına dair işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır.

Öte yandan medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır. Bu çıkarın da karar verilene kadar sürmesi gerekir.

Somut olayda; malik olan davalılardan ...'nın 03/09/2012 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığı dükkanından davacıyı çıkarmak için 10/11/2015 tarihinde önce Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/2053 esas sayılı dosyası ile iş yerinde sözleşmeye aykırı tadilat yaptığından bahisle davacı aleyhine tahliye davası açtığı, mahkemece davanın esastan reddine dair karar verilmesi üzerine bu defada davacıyı taşınmazdan tahliye etmek amacıyla taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalı ...'e gerçek bedelinin çok altında bir bedelle satış suretiyle devrettiği,

yeni malikin kiracıya taşınmazı sözleşme bitiminde tahliye etmesi amaçlı ihtarda bulunduğu akabinde de 06/09/2017 tarihinde Eskişehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1722 esas sayılı dosyası ile ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açtığı ve bu dosyanın hala derdest bulunduğu, aşamaları anlatılan taraflar arasındaki devir işleminin muvazaalı ve davacıyı taşınmazdan çıkartmak amaçlı olduğunun iddia edildiği anlaşılmaktadır. Davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı vardır.

Bu açıklamalar ışığında davalılar ... ve ...'ün davacımız olan kiracıyı taşınmazdan çıkarmak için söz konusu temliki işlemi gerçekleştirdikleri iddia edildiğine göre, olayda muvazaya dayanıldığı anlaşılmaktadır.

Şu halde mahkemece yapılması gereken; TBK’nın 19. maddesi gereğince dava konusu satış işleminin muvazaalı olup olmadığı talebinin satışın muvazaalı olduğunun ve kendisi yönünden geçersizliğini tespit ettirmek olduğu gözönüne alınıp mevcut delillere göre değerlendirilmesi ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bölge adliye mahkemesince yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, hatalı değerlendirme ile işin esası incelenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25/05/2021 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyoruz. 25.06.2021

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/929, K. 2021/1609, 25 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. -k A R A R-
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/929
Karar No
2021/1609
Tarih
25 Mayıs 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/929 K.2021/5592
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/930 K.2021/4990
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/931 K.2021/5439
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/931 K.2021/2302
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/932 K.2021/5438
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/933 K.2021/5437

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.