İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/10082 K.2022/16178

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2022/10082Karar2022/16178Tarih5 Aralık 2022Okuma4 dk · 846 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/10082 E., 2022/16178 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Aralık 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

846 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Mahkemenin, tasarruf tarihi olan 14.03.2008 tarihi itibarı ile davalı ...’in vergi borcu bulunan şirketin yetkilisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararı, Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 25.04.2012 tarih, 2011/10682 Esas ve 2012/5137 Karar sayılı ilamı ile birinci olarak, davalı ...'ın tasarruf tarihine göre daha önceki bir tarihte vergi borçlusu şirketin temsilcisi olarak seçildiği, yani tasarruf tarihinde şirketin temsilcisi olduğunun anlaşıldığı, mahkemece 6183 sayılı Yasa'nın 24 ve devamı üç grup altında 27, 28, 29 ve 30. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması,

ikinci olarak Merter Vergi Dairesince davalı ...'ın 5 parça taşınmazı üzerine haciz tatbik edildiği, buna göre davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığının belirlenmesi bakımından taşınmazlardaki hacizlerin davaya konu alacağa ilişkin olup olmadığı ve borca yeter olup olmadığının araştırılması, üçüncü olarak da iptali istenen tasarrufa konu taşınmaz satışının davalı ... tarafından yapılmış olup, davada davalı .... San. ve Tic.

A.Ş.'nin iptali istenen her hangi bir tasarrufu bulunmadığı gözönüne alınarak davalı şirket yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma sonrasında mahkemece üçüncü bende uyma, birinci bende direnme kararı verilmiş, Hukuk Genel Kurulunca, bozma ve direnme kararının verilmesinden sonra,

direnme kararının temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesi’nin 19.03.2015 tarih, 2014/144 Esas, 2015/29 Karar sayılı kararıyla “21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un Mükerrer 35. maddesine 04.06.2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen 5. ve 6. fıkralarının Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine” karar verildiği ve bu iptal kararının 03.04.2015 tarih ve 29315 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı,

iptal kararı sonucu oluşan durumun 28.06.1960 tarih ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da belirtildiği üzere, maddi anlamda kesinleşmemiş ve derdest olan eldeki davaya da uygulanmasının zorunlu olduğu, bu durumda Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının eldeki davaya uygulanarak, açıklanan ilkeler doğrultusunda bu iptal kararından sonra oluşan yeni durum dikkate alınarak Özel Dairesince inceleme yapılması ve buna göre sonuca varılması gerektiği belirtilerek 02.03.2016 tarih, 2017/17-415 Esas 2016/222 Karar sayılı ilamı ile,

bozma kararından sonra yerel mahkemece verilen kararın yeni oluşan duruma göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi yönünden dosya Dairemize gönderilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemenin davalı .... San. ve Tic. A.Ş. yönünden açılan davada, pasif husumet ehliyeti bulunmadığından bu davalı aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine ilişkin kararının bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin bozma ilamının birinci bendine direnilerek, 25.04.2008 tarihli olağan genel kurul toplantısında davalı ...'in yönetim kurulu başkanı olarak seçildiği, bu durumda ...'in kanuni temsilcilik sıfatı ve ödenmeyen kamu alacaklarından dolayı şahsi sorumluğunun 25.04.2008 tarihinden itibaren müşterek temsil esasına göre söz konusu olduğu, tasarrufun yapıldığı tarih olan 14.03.2008 tarihinde .... Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin kanuni temsilcisinin ... olmadığı, bu sebeple şirketin ödenmeyen amme alacağından sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.

6183 sayılı yasanın kanuni temsilcilerin sorumluluğu başlığını taşıyan mükerrer 35. maddesi, tüzel kişilerin mal varlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerinin mal varlığından tahsil edileceği hükmünü içermektedir.

Hukuk Genel Kurulu’nun 02.03.2016 tarihli ve 2014/17-415 E., 2016/222 K. sayılı ilamında; yukarıda sözü edilen Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının eldeki davaya uygulanarak, bu iptal kararından sonra oluşan yeni durum dikkate alınarak Özel Dairesince inceleme yapılması ve buna göre sonuca varılması gerektiği belirtilerek, işin esasının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmişse de.

Anayasa Mahkemesi’nin 19/03/2015 tarih, 2014/144 Esas, 2015/29 Karar sayılı kararıyla “21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un Mükerrer 35. maddesine 04.06.2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen 5. ve 6. fıkralarının Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar verilmiş olup, iptallerine karar verilen bu fıkralar; amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olması durumunda bu şahısların amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkindir.

Anayasa Mahkemesinin 25.07.2017 tarih 2014/15237 Esas sayılı Kararı,Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 11.12.2018 tarih 2013/1 Esas 2018/1 Kararında da belirtildiği gibi, davalı ...’in amme borçlusu şirketin kurulduğu 24.12.2003 tarihinden 15.11.2007 tarihine kadar çift imza ile yetkili, 25.04.2008 tarihinden sonra yine yetkili olduğu, borcun 2004-2009 dönemine ilişkin bulunduğu, böylece amme alacağının hem doğduğu hem ödenmesi gerektiği zamanlarda davalı ...’in şirketin ortağı, yönetim kurulu üyesi ve kanuni temsilcisi olduğu anlaşılmakta olup, şirketten tahsil edilemeyen vergi borcundan sorumlu olacaktır.

Bu durumda, Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 25.04.2012 tarih, 2011/10682 Esas ve 2012/5137 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, mahkemece 6183 sayılı Yasa'nın 24 ve devamı maddelerinde üç grup altında 27, 28, 29 ve 30. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 05.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10082, K. 2022/16178, 5 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10082
Karar No
2022/16178
Tarih
5 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/10082 K.2022/24627
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/10083 K.2022/24631
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/10083 K.2022/16880
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/10084 K.2022/18140
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/10086 K.2022/20440
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/10087 K.2022/13401

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.