KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10161 E., 2022/17649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; ... ... tarafından verilen 07.08.2018 tarihli 2018/İHK-6497 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, maluliyetinin oluştuğunu belirterek ıslah dilekçesiyle birlikte 134.532,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
... Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; başvurunun kabulü ile 134.532,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince yapılan itiraz üzerine ... İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile 95.688,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının başvuru yaparken aldığı Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nın 30.05.2017 tarihli maluliyet raporu; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş, başvuranın maluliyet oranının % 25,2 olduğu belirlenmiş ve bu orana göre yapılan aktüer hesap raporu hükme esas alınmıştır. Ancak 31.10.2016 kaza tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, hükme esas alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte olmayan tüzük ve yönetmeliğe göre düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için,davacının da muayenesi yapılmak suretiyle Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10161, K. 2022/17649, 22 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama