KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10256 E., 2022/14362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; ... ... tarafından verilen 22.02.2019 tarihli 2019/ İHK – 2151 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, maluliyetinin oluştuğunu ancak maluliyetinde gelişen durum olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararının yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, itiraz aşamasında talebini 140.497,20 TL‘ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
... Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacıda daha önce %8 oranında maluliyet tespit edildiği, sunduğu raporda ise %20 maluliyet tespit edilmiş ancak raporda maluliyet artışının meydana gelip gelmediği irdelenmediği, verilen süreye rağmen iddiasını ispatlayacak rapor da sunmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan itiraz üzerine ... İtiraz Hakem Heyetince, davalının tazminat ödemesi yaparken esas aldığı maluliyet oranı arttığından bahisle itirazın kabulüne davanın kabulü ile 90.211,87 TL sürekli maluliyet tazminatına 11.05.2018 tarihi itibari ile yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, trafik kazasından kaynaklanan gelişen durum nedeniyle oluşan sürekli iş göremezlik zararı istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; davacı vekili, davacının meydana gelen kazada oluşan maluliyeti nedeniyle davalı aleyhine açtığı Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/772 E. - 2014/584 K. sayılı dosyasında % 8,3 maluliyet oranı esas alınarak hüküm kurulduğunu, eldeki dosyada ise maluliyet oranının artış gösterdiğini belirterek başvururken sunduğu %20 oranındaki maluliyet oranına göre maddi tazminat talep etmiştir. İtiraz Hakem Heyetine itiraz aşamasında sunulan maluliyet raporunda ise davacının %17,2 oranında maluliyeti bulunduğu tespit edilmiştir.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacaktır.
Gelişen durumun varlığı halinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.
Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği; diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceği gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.
Dosya kapsamından, davacının tedavisinin devam ettiğine, yeni ve gelişen durumlar nedeni ile tıbbi müdahale yapıldığına ilişkin bilgiler bulunmamaktadır. Maluliyete ilişkin raporda da gelişen durum olup olmadığı ve bunun sebebi açıklanmamış maluliyet oranının %17,2 olduğu belirlenmiştir.
Maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunmakla birlikte, bu farklılığın maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olup olmadığı konusunda yapılmış bir araştırma da yoktur.
Açıklanan vakıalar karşısında ...'nce; tüm tedavi evraklarının dosyaya teminin sağlanması, maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunduğu dikkate alınarak, dosyada bulunan üç rapor (%8.3, %20, %17.2 oranlarındaki maluliyetler) arasındaki bu çelişkinin giderilmesi ile oran farklılığının maluliyette artış olarak kabul edilip edilemeyeceği (üç raporda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı) hususlarında,
Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi’nden ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine uygun gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu rapor alınması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10256, K. 2022/14362, 10 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama