KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10295 E., 2023/6345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/599 E., 2022/244 K.
- Hüküm/karar
- Kabul
Karar Metni
1.055 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
... kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 06.08.2008 tarihli ferdi kaza sigorta poliçesi düzenlendiğini, trafik kazası nedeniyle davacıda %25 oranında maluliyet oluştuğu, davalıya yapılan başvurunun maluliyete sebep olan yaralamanın trafik kazası sonucu oluşmadığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 150.000,00 TL olarak yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, davacıda oluşan maluliyetin trafik kazası ile illiyetli olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemenin 23.02.2016 tarih ve 2015/808 - 2016/212 sayılı kararı ile; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 68 inci maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114 ve 115 inci maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 02.07.2020 tarih ve 2020/1279 - 2020/4317 sayılı kararı ile. "Davacı vekili, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.500,00 TL talep ettiklerini belirtmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu gözetilip işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken talep edilen miktarın 1.500,00 TL olduğundan bahisle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 68/1.maddesinde belirtilen 3.300,01 TL'nin altında olması nedeniyle öncelikle Hakem Heyetlerine başvurulması gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile, 1.500,00 TL'nin 06.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle, 148.500,00 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyanın taleplerine rağmen Adli Tıp Kurumuna gönderilmediğini, mahkemenin gerekçesinin daha önce kesinleşmiş olan mahkeme kararına dayandırıldığını, davacıda oluşan maluliyetin kaza ile ilgisi olmadığını, davaya konu trafik kazasında davacının kusurlu olduğunu eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilmesine rağmen ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek hükmün bu yönden bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi nezdinde Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacının maddi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2. Ferdi Kaza Sigortaları, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavi giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesini gerektirir. Uyuşmazlık halinde bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.
Sigorta kapsamına giren bir kaza sonucu oluşan daimi maluliyet nedeniyle sigortacının tazminat sorumluluğunun doğması için Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın 8/B maddesindeki cetvelde belirtilen oranlarda bir maluliyet doğması gerekir. Cetvelde yer almayan bir maluliyet ya da yine cetvelde belirlenen oranda olmayan maluliyet halinde ise, sigortacının zarardan sorumlu tutulması mümkün değildir.
Mahkemece hükme esas alınan 12.07.2021 tarihli hesap bilirkişi raporunda; maluliyet raporuyla saptanan % 25 oranındaki daimi maluliyetin, poliçe teminatı olan 600.000,00 TL ile çarpımı ile maddi tazminat miktarının belirlendiği; bu raporun, ve Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın 8/B maddesindeki esaslara göre bir hesaplamayı içermediği görülmektedir. Davalının düzenlediği poliçede yer alan ferdi kaza teminatı kapsamında yargılamanın yürütülüp tazminata hükmedildiği dikkate alındığında, esas alınan hesap raporu da somut olaya ve davanın mahiyetine uygun değildir.
Bu durum karşısında mahkemece; yukarıdaki bentte açıklanan biçimde davacının maluliyete ilişkin olarak Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın 8/B maddesindeki cetvelde yer alan esaslara göre davacının talep edebileceği tazminat miktarının saptanması için, konusunda uzman başka bir bilirkişiden rapor alınıp karar verilmesi gerekirken, hatalı tespitleri içeren rapora göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açtığı ve dava dilekçesinde hükmedilecek tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, hükmedilecek tüm tazminat miktarı yönünden temerrüt tarihi olan 06.10.2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, dava tarihi ile ıslah tarihini ayırarak tazminata hükmedilmesi isabetli olmayıp hükmün bu yönden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı ve davalı yararlarına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının davacı ve davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10295, K. 2023/6345, 11 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama