KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10300 E., 2025/9321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Dosya no
- 2021/976
- Mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.07.2018 tarihinde çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda 06 JC ... plakalı araçta yolcu olan müvekkili ...'ın yaralandığını, davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, ardından arabulucuya başvurulduğunu, başvuruların olumsuz sonuçlandığını, belirterek şimdilik 100,00 TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle ... Sigorta A.Ş.'den tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk aşamasında davacıdan maluliyet raporu istenildiğini ancak rapor sunulmadığından uzlaşılamadığnı, bu nedenle dava açmaya sebebiyet vermediklerini ve temerrüde düşmediklerini, geçici iş göremezlik ve tedavi giderinden sorumlu olmadıklarını, SGK tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, yanlış faiz türünün talep edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 22.04.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunda davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığının belirlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihi 22.07.2018 olup mahkemesince hükme esas alınan 22.04.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 22.07.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film ve grafileri ile tedavi evrakları incelenmek ve kurulda muayene edilmek sureti ile raporun hazırlandığı,
davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, davacı vekilince rapora itiraz edilirken davacıya ait farklı bir heyet raporu, tedavi evrakı... vb belge sunulmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin soyut beyana dayalı istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.10.2020 tarih ve 2019/138 Esas, 2020/912 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan yargılama sürecinde müvekkilinin kalıcı maluliyetinin olmadığı, 3 ay geçici iş göremezliği bulunduğunun tespit edildiğini, 22.04.2020 tarihli maluliyet raporuna karşı itirazlarını ileri sürdüklerini ancak yeni bir rapor alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin uygulanmasının tek sebebinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına yapılan atıf olduğunu,
17.07.2020 tarihli 2019/40 Esas ve 2020/40 karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile de bu dayanağın ortadan kalktığını, bu sebeple maluliyet raporunun Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine; düzenlenemiyorsa 11.10.2008 Tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, davacının geçirmiş olduğu kazaya ilişkin Adli Tıp Raporunda 3 ay geçici iş göremezlik süresi tespit edildiğini,
müvekkilinin bu maluliyeti hayatındaki tüm alanları etkileyecek boyutta olup sadece 3 ay boyunca %100 malul sayılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle 22.04.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunun mevzuata uygun ve denetime elverişli olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10300, K. 2025/9321, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama