İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/10351 K.2022/14382

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda; davanın reddine dair verilen 13/11/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2022/10351Karar2022/14382Tarih10 Kasım 2022Okuma4 dk · 715 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/10351 E., 2022/14382 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Kasım 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

715 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda; davanın reddine dair verilen 13/11/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

KARAR

Davacı vekili.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/185 Soruşturma nolu dosyası kapsamında müvekkilinin evi ve Bodrum'da bulunan yazlığının arandığını, ardından hukuka aykırı şekilde gözaltına alındığını, müvekkili hakkında yakalama kararı veren davalılar tarafından, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne hitaben 21/02/2010 günlü yazı ile el konulacak suç eşyaları ve dijital verilerle alakalı olarak 5271 sayılı yasanın 134. maddesinin uygulanmasının istendiğini, ancak kasıtlı olarak CMK 134. maddenin 1. fıkrasının bu yazıda belirtilmediğini,

bu yazı üzerine Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü elemanlarınca müvekkilinin hard disklerinde CMK 134/1 gereğince, salt arama yapmak yerine el konulduğunu, davalı savcıların müvekkili ile ilgili olarak yapılacak aramalarda çıkacak yeni delillerin bulunması durumunda yakalama işleminin gerçekleştirilmesini istediklerini, 22/02/2010 tarihli aramaya istinaden tutulan tutanaktan da anlaşılacağı üzere yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığının belirtildiği,

herhangi bir suç unsuruna rastlanmamasına rağmen davalı Cumhuriyet Savcılarınca yeni bir yakalama emri tanzim edildiğini, davalı Cumhuriyet Savcılarının görevlerini gereği gibi yapmak zorunda oldukları halde görevlerini kasten yapmadıklarını, yasaya aykırılıkları kasten görmezden geldiklerini, CMK görevlerini kasten yerine getirmediklerini, davalıların bu haksız ve hukuka aykırı eylemleri sonucu müvekkilinin uzun süre özgürlüğünden yoksun kaldığını,

uzun süre tedavi görmesine neden olduğunu belirterek her bir davalıdan ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalılar beyanlarında özetle; yasama ve yürütme organını ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan davacının sanık sıfatıyla halen yargılamasının devam ettiğini, dava dilekçesinde iddia edilen hususların ve delillerin yerinde olup olmadığının takdirinin Özel Yetkili İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılacağını, görülmekte olan mahkemenin bu yöndeki delilleri değerlendirme yetkisinin bulunmadığını, açılan bu davanın soruşturmayı yürüten, iddianameyi düzenleyen, kamu adına görev yapan Cumhuriyet Savcılarına yönelik baskı kurmak amacıyla açılmış bir dava olduğunu, bu nedenlerle davanın husumet yönünden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Mahkemece, davalıların Cumhuriyet Savcısı olduğu, kanun değişikliği neticesi, davalı ...'na yöneltilen bu davada, Cumhuriyet Savcılarının kişisel kusurlarından kaynaklanan haksız fiilleri neticesi, manevi tazminat talep edildiği, idare ajanlarının haksız fiilleri olarak açıklanan faaliyetleri, soruşturma evresi içinde yapılmış olup, haksız olup olmadığının ancak yargılama aşaması sonuçlandıktan sonra değerlendirilebileceği, bu anlamda davanın erken açıldığı,

dava açılmasını gerektiren haksız fiillerin varlığının ancak, CMK'nun 141 ve devam eden maddelerinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebine ilişkin hükümler çerçevesinde ilgili Ağır Ceza Mahkemesi'nce değerlendirilebileceği, bu nedenle henüz bu aşamada davalıların soruşturma evresinde yürüttükleri faaliyetleri nedeniyle, davacının kişilik haklarının, hukuka aykırı, ağır ve haksız bir tecavüze uğradığından bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, usulsüz arama, el koyma ve gözaltına alma nedenleriyle uğranılan manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.

1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 7. bölümünde "koruma tedbirleri nedeni ile tazminat" konusu düzenlenmiştir.

CMK'nun 141/i maddesinde, “hakkında arama kararı ölçüsüz şekilde gerçekleştirilenlerin” aynı kanun 141/j maddesinde “Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen” kimsenin maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten isteyebileceği öngörülmüştür.

Aynı yasanın 142/2.maddesinde "istem zarara uğrayanın oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesinde ve eğer o yer Ağır Ceza Mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka Ağır Ceza Dairesi yoksa en yakın Ağır Ceza Mahkemesinde karara bağlanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Ancak, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesinde, Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ila 144.maddeleri hükümlerinin 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.

Davaya konu olayda, 21/02/2010 tarihinde davacının evinde ve yazlığında arama ve el koyma işlemi yapılmıştır. Davacı, bu işlemin yasal düzenlemeler kapsamı dışına çıkılarak hukuka aykırı şekilde yapıldığını ve bu nedenle zarara uğradığını belirterek tazminat isteminde bulunmuştur. Şu halde, davanın Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesi gerekir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Taraf sıfatının değerlendirilmesi de görevli mahkemece yapılır. Mahkemece bu yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10351, K. 2022/14382, 10 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10351
Karar No
2022/14382
Tarih
10 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/10351 K.2022/14309
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/10352 K.2022/15138
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/10352 K.2022/12295
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/10353 K.2022/17069
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/10353 K.2022/13648
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/10354 K.2022/13317

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.