KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10703 E., 2024/7865 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/455 D.İş, 2022/553 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-22457
- Dava tarihi
- 26.11.2021
- Hüküm/karar
- Davanın Usulden Reddi /İtirazın reddi
- Sayısı
- K- 2022/65154
Karar Metni
907 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 40.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, iyileşme süresi tamamlanmadan rapor alındığını, kusur incelemesinin Adli Tıp Kurumu tarafından yapılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, vekalet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun iyileşme süresi dolmadan alındığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet ve hesap raporunun doğru olduğunu, bir yıllık bekleme süresi dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu eksikliğin sonradan tamamlanabilir bir eksiklik olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iyileşme süresi dolmadan rapor alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yönelik itirazlarını tekrarlayarak İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Somut olayda, başvuruya eklenen Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 12.10.2021 tarihli maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından yaralanmanın alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile başvuruda sunulan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında 12 aylık sürenin geçmediği ve buna göre usulüne uygun maluliyet raporu ile sigortaya başvuru yapılmadığı gerekçesi ile başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
TBK'nın 51 inci maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak tazminatı belirleyecektir.
Dosya kapsamına göre, sigortaya usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmişse de, TBK'nın 51 inci maddesi gözetilerek, İtiraz Hakem Heyetince; davacının yaralanmasına dair tüm tedavi evrakları davacıdan temin edilip dosya arasına alındıktan sonra, davacının maluliyet oranının tespiti için, Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine uygun bizzat muayenesi yapılmak suretiyle rapor alınarak,
davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,18.09.2024 gününde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekir düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10703, K. 2024/7865, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama