KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/10733 E., 2022/15463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince verilen itirazın kabulü ile davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 07.03.2009 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru üzerine talebin zamanaşımı nedeniyle reddedildiğini, davacının farklı tarihlerde tedavisine devam ettiğini, maluliyetini kesin ve net olarak 23.06.2017 tarihinde öğrendiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 40.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılamada talebini 149.307,00 TL'ye artırmıştır.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı itiraz eden davacının itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına ve kararın bu şekilde icrasına, davanın kabulü ile 149.307,00 TL maluliyet tazminatının 01.06.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde (6098 sayılı TBK'nın 49. md) haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de (TBK'nın değişik 72. md) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK'nın 72. maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi olduğu belirtilmiştir.
Buna karşılık 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, BK'nın 60. ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2. maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir.
Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir. (TBK'nın 72. maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır).
Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir.
Somut olaya bakıldığında; kaza sonucu davacı ve iki kişi yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 07.03.2009 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 21.03.2018 tarihinde açılmıştır. Davalı vekili, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetince davacının 23.06.2017 tarihli rapor ile zararı öğrendiği, rapor tarihinden itibaren iki yıl içinde eldeki davanın açıldığı gerekçesiyle, davalı tarafın davaya konu tazminattan sorumluluğuna karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle. KTK'nın 109/2. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde (07.03.2017'ye kadar) davanın açılmadığı; dosya kapsamındaki tedavi evrakının incelenmesinde, davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin son tedavisinin 07.03.2009 tarihinde yapıldığı, kazada oluşan tibia kırığından kalan kısıtlılığın bu tarih itibariyle davacı yanca öğrenildiği ve davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin tedavinin devamına ilişkin delil bulunmadığı,
maluliyet artışının olduğuna dair davacı yanın iddia ve ispatının bulunmadığı hususları da dikkate alındığında, zararın öğrenilmesinden sonraki 2 yıl içinde ve uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İtiraz hakem Heyetince yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10733, K. 2022/15463, 24 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama