KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11170 E., 2022/11408 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davasında İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın davalı ...Ş. vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili; 10/12/2011 tarihinde davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanan davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli işgöremezlik tazminatının davalıdan yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulüne karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı .... vekilince 74.621,25 TL'nin davalıdan tahsiline itiraz edilmesi üzerine, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyet kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. (818 sayılı BK’nın 43.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, davacı yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile araç sürücüsünün akraba olduğu, teyzesinin evine giderken kazanın meydana geldiğini beyan etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, olayda hatır taşıması bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazı reddedilmiştir.
Dava dışı araç sürücüsü ile davacının akrabalık derecesi, araçta menfaat karşılığı mı, hatır için mi taşındığı dosyadaki bilgi ve belgeler itibariyle anlaşılamamıştır.
Davacının sürücü ile akrabalık derecesinin, yolcu olarak bulunduğu araçta menfaat karşılığı mı hatır için mi taşındığının araştırılması, %20 oranında hatır indirimi yapılıp yapılmaması hususu tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11170, K. 2022/11408, 4 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama