KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11271 E., 2024/10408 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/417 E., 2022/431 K.
Karar Metni
1.182 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sevk ve idaresindeki motorsiklet ile davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı 12.07.2014 tarihli trafik kazasında davacının yaralandığını, sigorta şirketince kısmi ödeme yapıldığını, maluliyetinde artış olduğunu, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı kazadan kaynaklı olarak Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığını, 2015/563 E-2016/682 K sayılı ilam ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, davacının davalıya ibraname verdiğini, tüm bunların sonucunda davacıya 61.470,00 TL ödendiğini, eldeki davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, geçici iş göremezlikten sorumlu olmadıklarını, temerrüd tarihinden yasal faiz işletilebileceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 5.100,00 TL tazminatın 12.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı hakkındaki itirazlarının faiz başlangıç tarihine ilişkin olanlar dışındakilerin reddine, faize ilişkin hükmün kaldırılarak yeniden kurulmasına, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5,1. maddesinde tahsiline karar verilen tazminata uygulanan "12.03.2021" faiz başlangıç tarihinin "06.04.2021" olarak değiştirilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemede açılan davanın kesinleşmediğini, derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hesaplamada %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, kazada müterafik kusur olduğunu, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Dava, trafik kazası nedeniyle artan maluliyet oranına ilişkin tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.03.2021 tarihli raporuna göre kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri ile beyin MR incelemesi sonucunda ensefalomalazi dikkate alınarak sürekli iş göremezlik oranının %30,2 olarak tespit edildiğini, kazadan kaynaklı olarak maluliyetinde artış olduğu gerekçesiyle davalı ... şirketine başvuru yaptığını, ancak ödeme yapılmadığını iddiasıyla eldeki davayı artan maluliyet iddiasına dayanarak açmıştır.
Davalı vekili ise davacının daha önce aynı konuya ilişkin olarak müvekkili Sigorta şirketine karşı Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açtığını, davacı taraf ile anlaştıklarını, ibraname sonucunda davacıya 61.470,00 TL ödendiğini, davacının da davadan feragat ettiğini, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, bu nedenle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davacıya eldeki davadan önce tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir.
Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.
Eldeki davada hükme esas alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.03.2021 tarihli raporda davacının kazadan kaynaklı sürekli iş göremezliğinin kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre %30,2 olduğu belirtilmiş ise de daha önce mahkemede görülen davada alınan ve davalının ödemeye dayanak yaptığı 22.04.2016 tarihli Adli Tıp uzmanı Dr Mehmet Kocakaya tarafından düzenlenen raporda belirlenen %12,1 oranındaki maluliyetinden sonra artan maluliyetinin olup olmadığı yönünde yeterli açıklama yoktur. Bu sebeple yetersiz rapora göre karar verilmesi eksik incelemeye dayalıdır.
Açıklanan nedenlerle İtiraz Hakem Heyetince kaza sonrasındaki tüm tedavi belgeleri getirtilip, davacının Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinde(2015/563 Esas ve 2016/682 Karar) alınan ve %12,1 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen rapor ve eldeki dosyaya sunduğu hükme esas alınan %30,2 maluliyet oranı içeren rapor karşılaştırılarak ilk rapordan sonra davacının tedavi görüp görmediği,
raporlar arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını, artan maluliyetinin olup olmadığını belirlemeye elverişli, başka bir üniversite hastanesinden oluşturulacak heyetten gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,05.11.2024 tarihinde Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Başvuran tarafından Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/563 Esas ve 2016/682 karar sayılı dosyasında aynı konu ve aynı taleple ilgili olarak dava açılmış bu davada davacı davadan feragat ettiğini beyan ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu madde 30 (14) "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak komisyona başvuru yapılamaz." düzenlemesi ile Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulmayacağını emredici olarak düzenlemiştir. Yasal düzenlemede, Mahkeme ya da Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne bir başvurunun yapılmış olması, uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmiş olması engel olarak getirilmekte, yapılan başvurunun derdest olup olmadığı şartı aranmamaktadır.
Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunu "seçimlik hukuk yolu" olarak düzenleyen yasa koyucunun, bu hükmü düzenlerken iki başvuru yolu arasında derdest bir durum olup olmadığını araştırma amacı gütmediği açıktır.
5684 sayılı Kanun madde 30/23 "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır."
HMK madde 114/2 "Diğer kanunlarda yer alan şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." anlamında getirilmiş, bir "dava şartı" niteliğindedir ve HMK madde 115/1 gereği "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler."
HMK madde 115/ (2) "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir."
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11271, K. 2024/10408, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama