KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/1132 E., 2024/11751 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1688 E., 2021/1582 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/104 E., 2021/208 K.
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sahip olduğu işletmede araç ve parça alım satım, yedieminlik faaliyeti yürüttüğünü, davalı tarafından müvekkilinin sahip olduğu işletmede usulsüzlükler yapıldığı iddiası ile 09.12.2019 tarihinde CİMER'e şikayette bulunulduğunu, davalının şikayeti üzerine muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan yürütülen soruşturma neticesinde müvekkili hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğini, bu şikayet nedeniyle davacı işletmeye getirilen araç sayısının azaldığını, şikayet üzerine adli arama yapıldığını,
ticari itibarının zedelendiğini ve haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız şikayet tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin hak arama özgürlüğü kapsamında şikayet hakkını kullandığını, müvekkilinin oğlu ile daha önce arkadaş olması nedeniyle davacının işletmesine ilişkin görgüye dayalı bilgi sahibi olduğunu ve bu bilgileri ilgili makamlara ilettiğini, hakkında iftira suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından davacıya ait işletmede birtakım usulsüzlükler yapıldığı iddiası ile CİMER'e şikayette bulunulduğu, davacı hakkında şikayete konu muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan yeterli delil olmadığı gerekçesi ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği, bu kararda davacının atılı suçu işlemediğine dair bir tespit olmadığı, davalının birtakım şüpheleri üzerine bu şikayeti yaptığı;
tarafların ve tanıkların beyanları incelendiğinde davacının, kazalı araçlardan güvenlik nedeniyle akü, yakıt gibi tehlikeli parçaları almasının dışarıdan farklı şekilde algılanabileceği, davalı tarafından şikayet hakkının kullanıldığı, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait işletmede araçlardan sökülmüş akü ve teyplerin bulunduğu, yine araçlardan akaryakıt çekmeye yarayan pompa ile bidon içerisinde mazot bulundurulduğu, davacının araçlardan akü ve teypleri çıkarması, akaryakıt çekimi yapmaya elverişli pompa ve mazot bidonu bulundurması hususunun, davalı tarafından farklı yorumlanmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, davalının kasıtlı olarak davacıyı zarara uğratmak amacıyla şikayetçi olmadığı, şikayetin bazı delil ve emarelere dayandığı ve yasal şikayet hakkının sınırlarının aşılmadığı,
İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin 35 yıldır bu işi yapmasına rağmen davalının şikayetine kadar bir sorun yaşamadığını, emniyet tarafından iş yerinde adli arama yapıldığını ve müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, müvekkili hakkında muhafaza görevini kötüye kullanmak suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiğini, davalının iftira kastı ile hareket ettiğini, gerçeği bilmesine rağmen müvekkiline zarar vermek amacını taşıdığını, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, buna rağmen davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalının eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1132, K. 2024/11751, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama