Davacı idare, davalının devlet ormanı olan alandan açma yaptığını belirterek, emval ve ağaçlandırma bedeline ilişkin tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı, tutanağın gıyabında tutulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davayı vekili tarafından kararın temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05/02/2014 gün 2013/5736 esas, 2014/1691 Karar sayılı ilamında; “…ceza davasının eldeki davayı etkilemesinin söz konusu olacağından ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece ceza yargılamasının neticesi beklenmiş, Alanya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/645 E., 2012/484 K. sayılı dosyası ile suça konu yerin orman sınırları içinde kaldığının tespit edildiği gerekçesi ile sanık (davalı) aleyhine hapis cezası verilmiş ve mahkemece erteleme kararı 07/05/2012 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dosyaya alınan bilirkişi raporu uyarınca davalının açma yapması nedeni ile davacı idarenin oluşan zararının 10.161,49 TL olduğu beyanı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,
19/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.