KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11426 E., 2022/16298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ... tarafından davacı vekilinin itirazının kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü;
KARAR
Davacı vekili; 12/03/2017 tarihinde, müvekkilinin yolcu olduğu ve davalıya sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında, davacının yaralandığını ve vücudunda %15 oranında maluliyetinin oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 84.107,51 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komiyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne, UHH kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine ve davanın kısmen kabulüne, 47.100,00 TL sürekli maluliyeti tazminatının 15/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,
01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ok Meydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 21/07/2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda davacının kazaya dayalı maluliyetinin %15 olduğu rapor edilmiştir. Ancak işbu raporda dayanak yönetmelik belirtilmemiştir. Bu sebeple rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek(eksik varsa temin edilerek), dosyadaki rapor da irdelenmek suretiyle 12/03/2017 günü meydana gelen kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre (temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11426, K. 2022/16298, 6 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama