KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11447 E., 2024/7570 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/604 Değişik İş - 2024/604 Karar
- Sayısı
- İHK-2022/29577
- Sayısı
- K-2022/84688
Karar Metni
1.378 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olan aracın yapmış olduğu tek taraflı trafik kazası neticesinde sigortalı araçta yolcu olan destek Hatice Damrık'ın vefat ettiğini ve davacıların kızları Hatice Damrık'ın desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.001,00 TL maddi tazminatın ihbar tarihi olan 03.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; talebi ... için 22.103,64 TL'ye, Kadriye Bilgin için ise 72.175,07 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacıların desteğinin kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, emniyet kemerinin takılı olmadığının tespiti halinde ise hesaplanacak tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını ve davacı lehine AAÜT'de belirlenen tutarın 1/5'i oranında vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu tek taraflı trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olan davacıların desteği Hatice Damrık'ın vefat ettiği, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda desteğin sigortalı araçta yolcu konumunda olduğu ve kendisine kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusuru, TRH 2010 Yaşam Tabosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği ve raporun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ... yönünden 22.103,64 TL ve Kadriye Bilgin yönünden 72.175,07 TL olmak üzere toplam 94.278,71 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın gerekli bilgi ve belgelerle davalı şirkete başvurduğu, davalı ... şirketi tarafından 07.09.2021 tarihinde başvuranlara sulh teklif edildiği, 15.09.2021 tarihinde ise sigortalının kusursuz olduğunu belirterek davacı tarafın taleplerinin reddedildiği, evrakların eksik olduğuna dair başvuranlara bir bildirimde bulunulmadığı,
Yargıtay kararları ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihat edildiğinden davalı tarafın hesaplama yöntemine ilişkin itirazının yerinde olmadığı ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde kaza tespit tutanağı ve soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, desteğin kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığını, sigortalı araç kamyonet olup poliçeden de anlaşılacağı üzere 1+1 yolcu taşıma kapasitesi olduğu halde kaza anında sigortalı araçta 4 kişi bulunduğunu, davacıların desteğinin araçtan fırladığının kaza tespit tutanağı ile belirlendiğini,
bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken indirim yapılmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1. Davalı vekilinin davacılardan ...'e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL yi geçmeyen kararları kesindir.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar davacı ... yönünden 22.103,64 TL olup kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. O halde İtiraz Hakem Heyeti kararının adı geçen davacı yönünden temyiz kabiliyeti olmayıp temyiz dilekçesinin davacı ... yönünden 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin davacılardan Kadriye Bilgin yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davalı vekilinin Kadriye Bilgin'e yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda; dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı'nda ve Simav Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/315 soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, sigortalı araç sürücünün yolun sağ tarafından aniden yabani hayvan (domuz) çıkması neticesinde hayvana çarparak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun karşı tarafına geçerek devrildiği ve sürücünün önüne yaban domuzu çıktığından kazada kusurunun bulunmadığının belirlendiği, İtiraz Hakem Heyetince desteğin sigortalı araçta yolcu konumunda olduğu ve kendisine kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
b)6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci "Sürücülerin ve Yolcuların Koruyucu Tertibat Kullanma Mecburiyeti" başlıklı maddesi ile emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlar düzenlenmiş, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 üncü maddesinde ise taşıma sınırı (istiap haddi/Kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir.
Şu halde İtiraz Hakem Heyetince; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan destek Hatice Damrık'ın araçta yukarıda belirtilen kanuni düzenlemeler gereği emniyet kemeri takma zorunluluğunun bulunup bulunmadığı hususu ve poliçeye göre davalıya sigortalı aracın azami yolcu kapasitesi sürücü dâhil 2 kişi olmasına rağmen araçta 4 kişi bulunduğu hususları yönünden inceleme yapılarak müterafik kusur yönünden değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
c)Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11447, K. 2024/7570, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama