KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11830 E., 2022/15013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine dair verilen karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından 05.10.2020 tarih 2020/İHK-16335 sayılı davacı vekilinin itirazlarının kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 26.02.2018 tarihinde müvekkili bisiklet sürücüsüne plakası tesbit edilemeyen bir aracın arkadan çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak zararın karşılamadığını, bu nedenle huzurdaki başvuruyu yapmak durumunda kaldıklarını iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatının başvuru tarihini takip eden 15. günün bitiminden itibaren işleyecek yasal ya da ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacı vekilinin itirazlarının kabulüne, kararın kaldırılmasına talebin kabulü ile 71.781,85 TL tazminatın faiziyle tahsiline dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı bisikleti ile seyir halinde iken plakası tesbit edilemeyen bir aracın kendisine çarptığını ve bu nedenle malul kaldığını iddia etmiş, davalı kurum ise davacının plakası alınamayan bir aracın çarpması sonucu malul kaldığının ispat edilemediğini, kamera görüntüsü ya da tanık beyanı bulunmadığını, kazadan yaklaşık beş ay sonra Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusu yapıldığını, hastaneye başvuru sırasında düzenlenen adli rapor formunda, bisikletten düştüğüne dair rapor düzenlendiğini, bu haliyle davacının iddialarını ispat edemediğini savunmuştur.
Davacı 26.02.2018 tarihinde Adana Şehir Hastanesine başvurmuş, bu başvuru sonrası düzenlenen adli rapor formunda olayın öyküsü “bisikletten düşmüş” hastanın şikayeti “TK değilmiş, kendi düşmüş” şeklinde yazılmış iken olayın öyküsünde yazılı “bisikletten düşmüş” ibaresinin üzerinin çizildiği ve “Trafik kazası” ibaresinin yazılmış olduğu görülmüştür.
Tahkim yargılamasının dosya üzerinden yapılması, kapsamlı araştırmanın imkansızlığı, anılan hususların yargılamaya muhtaç olması karşısında İtiraz Hakem Heyetince davanın usulden reddi gerektiği halde, İtiraz Hakem Heyetinin başvuruyu kabul etmesi doğru değildir.
2-Bozmanın kapsam ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11830, K. 2022/15013, 21 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama