KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11920 E., 2024/11045 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/733 E., 2022/731 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-40282
- Sayısı
- K-2022/117422
Karar Metni
1.317 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın davacıya çarpmasıyla oluşan 02.12.2019 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.200,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 241.581,89 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının gerçekleşmediğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, sorumluluklarının poliçe limiti ve sürücünün kusuru ile sınırlı olduğunu, davacının hatır için taşındığını, müterafik kusurunun olduğunu, uzlaşma yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, kendilerine gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını, maluliyete ilişkin raporun doğru yönetmeliğe göre düzenlenmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 227.303,04 TL sürekli iş göremezlik, 5.010,32 TL geçici bakıcı gideri ile 9.268,53 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 241.581,89 TL tazminatın 08.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile vekalet ücretine ilişkin hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; olayın sürücü tarafından kasten gerçekleştirildiğini, trafik kazası olarak kabul edilemeyeceğini, maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, kusur durumunun hatalı belirlendiğini, davacının araçta hatır için taşındığını, kazada davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin teminat dışında olduğunu, uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini savunarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeni ile davacının uğradığı geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Davacı vekili tarafından; davacının, eski eşi olan davalıya sigortalı araç sürücüsünün araçtan atması nedeni ile yaralandığı iddia edilmiş, davalıya sigortalı araç sürücüsü ise emniyet birimlerine vermiş olduğu ifadesinde davacının araçtan indiğini, yaşanan tartışmadan dolayı davacıyı görmemesi nedeni ile kazanın gerçekleştiğini belirtmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; iddia edilen trafik kazasının 02.12.2019 tarihinde meydana geldiği, dava konusu olay ile ilgili Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/7940 Esas sayılı dosyası ile soruşturmaya başlanıldığı, olayın oluş şekli, tarafların ifadeleri ve dava dışı araç sürücüsü ile ilgili ceza yargılamasının devam etmekte olduğunun da anlaşılmasına göre, genel mahkemelerce daha sağlıklı şekilde gerekli araştırmanın yapılması gerektiğinden tahkim yargılamasının dosyadan el çekme ile sonlandırılmasına karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.11.2024 tarihinde Başkan ... ile Üye ...nin karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
KARŞI OY
KTK'nın 85 inci maddesi "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır.
Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır. İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir.
İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir.
İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmünü haizdir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 üncü maddesi ise "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklindedir.
Teminat dışında kalan haller ise KTK'nın 92 inci ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Öte yandan, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 üncü maddesinde ise tazminatı gerektiren olay sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Motorlu araçlarla kasten üçüncü kişilere verilen zararlar teminat kapsamı dışına çıkarılmadığı gibi kasti bir hareket sonucunda sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceği de ortadadır.
Yukarıda açıklanan hükümler gereği davalının, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasten üçüncü kişilere verdikleri zararlardan da sorumlu tutulması gerektiğinin benimsendiği açıktır.
Medeni Kanun m. 6 gereği, “İddia sahibi iddiasını ispatla yükümlüdür.” yine HMK m. 190/1 gereği “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. ”şeklindedir.
Sigortalı araç sürücüsünün aracıyla başvuru sahibine çarpmasının sürücünün kasti hareketiyle gerçekleştiği ile ilgili sigorta şirketi tarafından herhangi bir delil veya buna ilişkin itirazına mesnet olacak beyan sunulmamış olmamakla, kasıtlı eylemin teminat dışı olmayı gerektiren bir hal olmayıp rücuya tabi hallerde düzenlenmiş olmasına göre davalının bozma sebebine göre incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.
KARŞI OY
Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle teminat altına alınan aracın 02.12.2019 tarihinde trafik kazasına karıştığı, kaza neticesinde davacının yaralandığı ve davalı ... tarafından meydana gelen sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatlarının karşılanmadığı belirtilerek meydana gelen zararın tazmini için davacı tarafından hakem heyetine iş bu başvuru yapılmıştır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesine göre davacının meydana gelen yaralanması nedeni ile zararının tazmini için genel mahkemelerde dava açabileceği gibi Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde oluşturulan hakem heyetine başvurabilme hakkı bulunmaktadır. Somut olayda Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 f maddesindeki istisnai durum da söz konusu değildir. Davacının adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan hakeme başvuru hakkını ortadan kaldıracak şekilde hakem heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11920, K. 2024/11045, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama