KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/11996 E., 2024/10146 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/647-2022/669
- Sayısı
- 2022/İHK-34535
- Sayısı
- K-2022/78443
Karar Metni
995 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.12.2019 tarihinde Lütfi Can Kurt'a ait olup yine Lütfi Can Kurt tarafından kullanılan aracın karıştığı tek taraflı kazada yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 129.632,18 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru öncesi yapılan ödeme ile sorumluluğun yerine getirildiğini, maluliyet raporunun usule ve yönetmeliğe uygun olmadığını, kusur incelemesi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücreti konusunda Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin kısmen kabulü ile 129.632,18 TL'nin 22.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Güvence Hesabından tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazların kısmen kabul/ kısmen reddine, başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 129.632,18 TL'nin 20.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Güvence Hesabından tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine, başvuru sahibi kendisini vekille temsil ettirdiği için, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17. maddesi uyarınca 5.100,00 TL vekalet ücretinin Güvence Hesabından alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, dosyaya sunulan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, aktüer hesaplama tablosunun hatalı olduğunu, 1,65 faiz oranının uygulanması gerektiğini, %20 müterafik kusur indirimi yapılmasının yetersiz olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ek tazminat taleplerinde bakiye tutarın hesaplanmasında takdiri indirim sebeplerinin sıralı olarak uygulanması gerektiğini,
buna göre tazminattan öncelikle müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmalı ve daha sonra kalan tazminat tutarından Kurum tarafından ödenen tazminat tutarının güncellenmiş değerinin tenzil edilmesi gerektiğini, kusur, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapıldığında ödenen tazminat ile ödenmesi gereken tazminat arasında fahiş fark bulunmadığının anlaşılacağını ve başvurunun KTK'nın 111/2 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı tespit edildiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Hakim tarafların kusur durumunu dikkate alarak tazminatın kapsamını belirledikten sonra bir menfaat karşılığı olmayan hatır için taşıma varsa hatır indirimi yapılacak, ayrıca zarar gören zararın artmasına sebep olmuş ya da zarar doğuran fiile rıza göstermiş ise Yargıtay kararlarında yerleşmiş olduğu üzere tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak nihai zarar ve ödenmesi gereken tazminat belirlenecek, son olarak da davadan önce yapılan ödemenin güncellenen değeri düşülecektir. İlgili kanun maddeleri incelendiğinde yapılan ödemeler bir indirim nedeni olarak gösterilmemiştir. Kaldı ki ödemeler tazminatı belirlemede bir indirim sebebi olmayıp Yargıtay uygulamaları ile artık yerleşik ... geldiği gibi borcu söndüren bir nitelik taşımaktadır.
Hakem heyetince müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği belirtildikten ve tazminattan güncellenen ödeme miktarı düşüldükten sonra müterafik kusur indirimi yapıldığı anlaşılmaktadır. Hakem heyetince, önce % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılıp, daha sonra güncellenen ödemenin düşülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Borçlar Kanunu haksız fiil tazminatını düzenlerken (T.B.K. 49 ve devamı maddeleri) zararın ispatı ve belirlenmesinin (50. md.) nasıl olacağını açıklamış, tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin bu zararı belirleyeceğini öngörmüştür. Zarar belirlenirken birtakım veriler kullanılacaktır (Türüne göre zararın kapsamı- gelir -kusur ödeme varsa vs). Ayrıca haksız fiil sorumlusu tarafından ödemenin denkleştirici adalet gereği zarardan düşürülmesi gerekecektir.
Bütün bu hesaplamalar (zararın belirlenmesi) HMK 266 md. uyarınca genellikle bilirkişi marifetiyle olacaktır. Hakim önüne gelen zarardan somut olaya ve savunmaya göre (hatır taşıması) zararı artırıcı nedenler varsa (müterafik kusur) bununla ilgili bilgi ve belgeleri değerlendirip kendisi tazminatı belirleyecektir. TBK 51. md. başlığı "tazminat ve belirlenmesi" 52. maddesi ise "tazminatın indirilmesi" ile ilgilidir.
Bu maddelerin gerekçelerine bakıldığında bizzat hakimin değerlendireceği konulardır. Zararın belirlenmesi sırasında TBK 51-52 (43-44) maddeleri uygulanarak bilirkişiden rapor alırsak hakimin takdirinde olan hususlarda bilirkişi raporuna değer vermiş oluruz. Bu husus tazminat hukuk eserlerinde de (M. Reşit Karahasan) incelenmiş, zarar ile tazminat arasındaki fark şu biçimde açıklanmıştır. "Borçlar hukukunda zarar ve tazminat kavramlarının ayrı ayrı yeri ve sonuçları vardır.
Zarar, malvarlığındaki eksilmeyi, tazminat ise sorumluluğun kapsamını tespit eder. Bu nedenle tazminat zarar miktarına eşit olabileceği gibi, ondan eksik de olabilir. BK 43-44 maddeleri ile getirilen düzenleme sorumlunun zararı ne ölçüde yükleneceğini belirlemek içindir. Bu nedenle davalı ödemesi de göz önünde tutularak zarar kesin olarak belirlendikten sonra BK 43-44 maddelerinin somut olay içinde tartışılması ve araştırılması gerekir.
Şayet olay içinde belirtilen yasa hükümlerine uygun indirim sebeplerinin varlığı tespit edilirse tazminat, başka bir deyişle hükmedilecek miktar zarardan az olacaktır." 17. ve 4. H.D önceki içtihatları bu yöndedir.
Somut olayda hakem heyetince tazminat hesabında önce davalı tarafça yapılan ödemenin tenzil edilip daha sonra müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11996, K. 2024/10146, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama