KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12291 E., 2024/10331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/586 Değişik İş, 2022/586 Karar
Karar Metni
1.220 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
14.10.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine zararın giderilmesi için başvuru yapıldığını ancak başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.200,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş,
sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 372.780,59 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 3.915,13 TL' ye, geçici bakıcı gideri talebini 1.599,00 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur ve sigorta limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranının tespiti için rapor alınması gerektiğini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, aktüer siciline kayıtlı bilirkişi tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, beyana dayalı gelirin dikkate alınmaması gerektiğini,
davalı ... şirketinin ancak başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi gelir ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde karşı taraf lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 378.294,72 TL tazminatın 20.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun, Yargıtay içtihatlarına göre alınmış olduğunu, sigorta şirketine başvuru ile tahkim yargılaması yoluna başvuru arasında 15 günden fazla süre geçmesi sebebiyle usulden ret kararı verilmemesinin yerinde olduğunu, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin poliçe kapsamında olduğunu, SGK tarafından bir gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiği yönündeki itiraz açısından hakemlerin önlerine gelen evrak ile karar verdiklerini,
bu hususun ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu, bu yönde bir delil dosyaya sunulmadığını, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılmasında hata bulunmadığını, oluşan yaralanmanın emniyet kemeri takıp takmamak ile doğrudan ilişkisi bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğunu, hatır taşıması olmaması sebebiyle indirim yapılmamasının yerinde olduğunu belirterek bu yönlere ilişen itirazların reddine, faiz başlangıcı yönünden yapılan itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 1 numaralı bendindeki 20.10.2021 tarihinin, 29.10.2021 olarak düzeltilmesine,
diğer itirazların reddine, düzeltilen kararın infazına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik belge ile başvuru yapıldığından dava şartı gerçekleşmemiş olup davanın usulden reddi gerektiğini, yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun yetkili sağlık kuruluşundan alınmış sağlık kurulu raporu şeklinde düzenlenmiş bir maluliyet raporu olmadığını, ATK'dan maluliyet raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı talep edebilmek için davacının çalıştığının ispat edilmesi gerektiğini, geçici bakıcı gideri talep edebilmek içinde bakıcı tutulduğunun ispatı gerektiğini,
SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, tazminat hesabının %10 artırılmak %10 iskonto edilmek suretiyle, lineer interpolasyon yöntemi kullanılmadan, geçici iş göremezlik tazminatı sonundan itibaren güncel agisiz asgari ücretin esas alınması gerektiğini, emniyet kemeri takmaması sebebiyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yine % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini,
sigorta şirketinin başvuru tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun bulunmasına, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri taleplerinin poliçe kapsamında olmasına, somut olayda hatır taşıması bulunmamasına, faiz başlangıcında hata olmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir.
Yine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 üncü maddesinde taşıma sınırı (istiap haddi/Kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir.
Davacının emniyet kemeri takmaması ve istiap haddinin aşılması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalı savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve emniyet kemeri takmadığı hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile sabittir. Ayrıca araç tescil belgesine göre davalıya sigortalı aracın azami yolcu kapasitesi sürücü dâhil 3 kişi olmasına rağmen araçta 4 kişi bulunduğu hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile kazaya ilişkin soruşturma evrakı içerisindeki tutanaklardan anlaşılmaktadır.
Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması ve davacının yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3. Karara dayanak yapılan aktüer bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki Dairemiz içtihatlarına göre bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre belirlenmesi doğru ise de işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapılmalıdır. Oysa karara dayanak yapılan bilirkişi raporu bu esasa göre düzenlenmemiştir.
İtiraz Hakem Heyetince; işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle (matematiksel olarak %10 artırım yapılıp %10 eksiltim yapılmasının % 0 olmadığı hususuna dikkat edilerek) düzenlenecek denetime elverişli rapor alınıp oluşacak sonuca göre hükmü temyiz eden davalı yönünden usuli kazanılmış hakları gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12291, K. 2024/10331, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama