KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12311 E., 2022/14527 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kısmen kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının vekalet ücretiyle sınırlı olarak kabulüyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
İtiraz Hakem Heyeti'nce hükmüne uyulan Dairemizin 21/06/2021 tarih, 2021/2497 Esas ve 2021/3309 Karar sayılı ilamında özetle.
05/08/2019 tarihli zirai gelir belgesi ile, 61 yaşında olan desteğin fiili çalışmasının devam ettiği hususunun ispat edildiği de gözetilmek suretiyle, Buldan İlçe Tarım Müdürlüğü'ne yazı yazılarak bölgedeki tarımsal faaliyetlerin niteliğine göre çiftçilik faaliyetlerinin en çok hangi yaşa kadar yapılabildiğinin sorulması; gelen yazı cevabında bildirilen yaşa kadar desteğin aktif devresinin devam ettiği kabul edilerek tazminat hesabının yapılmas için, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi;
davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gereğine değinilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti'nce bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı desteğinin fiili olarak çiftçilik yapabileceği son yaşın tespitinin mümkün olmadığı, kaza tarihinde desteğin pasif devrede olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamada isabetsizlik bulunmadığından, davacı lehine verilen önceki kararın aynen infazına; bozma gereği, davalı aleyhine vekalet ücreti 1/5 oranında belirlenip önceki karardaki "18.580,85 TL" ibaresinin "3.716,19 TL" olarak değiştirilmesine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 6456 sayılı Kanun'la değiştirilen 30. maddesinin 12. fıkrasında; 5.000,00 TL'nin altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğu; 5.000,00 TL ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebileceği; 40.000,00 TL'nin üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebileceği belirtilmiştir.
Belirsiz alacak olarak açılan davanın, bozmadan önce yapılan yargılaması sırasında alınan 08/11/2019 tarihli aktüer raporunda tazminatın 154.010,00 TL olarak hesap edildiği; bu raporun tebliğinden sonra davacı yanın, 25/11/2019 tarihli artırım dilekçesiyle taleplerini 192.350,00 TL'ye yükseltip belirli hale getirdiği; bozmadan önceki hakem kararında talebin kısmen kabulüyle 154.010,00 TL tazminatın hüküm altına alındığı; bu karara karşı davacı vekili tarafından, "reddolunan 38.434,00 TL'lik kısım için kararın bozulması" şeklinde ifade ederek temyiz başvurusunda bulunduğu ve talebini sınırlandırdığı;
anılan kararın davalı yanca da temyiz edilmiş olması nedeniyle, esasen temyiz kesinlik sınırı altında kaldığı için incelenemeyecek olan davacı temyizinin de incelendiği ve davacı yararına bozma yapıldığı; bozmaya uyan İHH tarafından, önceki karardaki tazminat aynen kabul edilerek karar verildiği ve bu kararın da davacı tarafça temyize konu edildiği görülmektedir.
Bu itibarla; davacının bozmadan önceki kararda reddolunan 38.434,00 TL'lik tazminata ilişkin olacak biçimde temyiz talebini sınırlandırdığı ve bozmadan sonraki kararın davalı yanca temyiz edilmediği dikkate alındığında, davacının temyize konu ettiği miktarın, yukarıda belirtilen 40.000,00 TL'lik temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle; bozma öncesi verilen kararda reddolunan bölüm kesin olduğu halde, davacı yanın bu karara ilişkin temyizinin, 6100 sayılı HMK'nın 362/2. maddesi gereği incelendiği ve aynı miktara hükmedilen son kararın sadece davacı yanca temyize konu edildiği de dikkate alındığında, reddolunan (38.434,00 TL'lik) tazminata ilişkin karar, yukarıda anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, miktar itibariyle davacı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12311, K. 2022/14527, 14 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama